Archiv der Kategorie 'HRANT DINK'

Fourteen months in prison without trial

15 year-old Ö.S.,who was detained in Erzurum on July 20, 2010 and arrested and put in prison for allegedly being „a member of the terrorist organization“, has stood trial for the first time after 14 months.

Arrested Ö.S. has been sent to five different prisons for 14 months and held in isolation conditions. The trying Juvenile Court has ruled the continuation of imprisonment while the next hearing was postponed to September 29.

According to Bianet’s report, lawyer Müşir Deliduman remarked that the judge of Juvenile Court Judicature has accepted his petition conveyed to the Juvenile Court Judicature to demand Ö.S.’s release pending a trial.

Pointing out that the Erzurum Department of Justice Committee has this morning appointed the judge of the court temporarily to another district, lawyer Deliduman noted that the hearing was continued with another new judge who has been appointed to the case despite knowing nothing about the subject.

Deliduman stated that the judge ruled the continuation of imprisonment with the justification of “uncollected evidences” despite the nonbeing of single evidence and the statement of Rıdvan S, who was arrested with Ö.S., that “Ö.S. has no concern with the event”.

Lawyer Deliduman indicated that they hold the Erzurum Department of Justice Committee responsible for the decision for appointing an uninformed judge to the place of the trying Juvenile Court’s judge.

Erzurum Department of Justice Committee has violated the Convention on the Rights of the Child, which is binding for the party country Turkey as well, by not protecting the high benefit of the child. Deliduman added that “Children’s Rights Act, the United Nations

Convention on the Rights of the Child, the Article 5 of the European Convention on Human Rights concerning the right to liberty and security and the Article 6 concerning the right to a fair trial has been violated.”

ANF

Die Gewalt gegen Demonstranten in Irakisch-Kurdistan muss sofort eingestellt werden.

WADI – Pressemitteilung – Berlin den 21. 02. 2011 – Die Menschen in Irakisch-Kurdistan brauchen einen Rechtsstaat, keine Parteimilizen.

Im Schatten des sog. »arabischen Frühlings« gehen seit Tagen tausende Menschen in Irakisch-Kurdistan auf die Straße und demonstrieren gegen weit verbreitete Korruption, ein schlechtes Bildungssystem und auch gegen die Gewalt der Sicherheitsorgane, die in den vergangenen Tagen mehrere Demonstranten getötet haben. Die Großstadt Suleimaniyah befindet sich seit dem Wochenende de facto im Ausnahmezustand. Mehrere Tausend Parteimilizen, teils nicht gekennzeichnete Sicherheitskräfte und Polizisten patrouillieren schwer bewaffnet in den Straßen und schießen zum Teil mit scharfer Munition auf Demonstrierende. Dieser Zustand muss sofort beendet werden.

Die Situation in Suleimaniyah eskalierte vergangenen Donnerstag, als im Anschluss an eine Demonstration Steine gegen das Parteigebäude der Kurdischen Demokratischen Partei (KDP) geschleudert wurden. Sicherheitskräfte der KDP eröffneten vom Dach des Gebäudes das Feuer auf Demonstranten, töteten einen 15-Jährigen und verletzten rund 50 Personen z. T. lebensgefährlich. Unabhängig vom Verlauf des Geschehens und der Tatsache, dass Steine geschleudert wurden, müssen die Schützen zur Rechenschaft gezogen werden. Es ist dringend erforderlich zu klären, wer die Erlaubnis zum Einsatz der Schusswaffen erteilt hat und wem die in der ganzen Stadt agierenden Milizen befehlshörig sind. In einem demokratischen Gemeinwesen hat einzig eine dem Gesetz verpflichtete, überparteiliche und richterlich kontrollierte Polizei das Recht, notfalls mit Gewalt Sicherheit und Ordnung durchzusetzen.

Als oberster Exekutive ist es jetzt Sache der Kurdischen Regionalregierung, dem Treiben der Milizen ein Ende zu bereiten, alle Kampfverbände aus der Stadt abzuziehen und jene demokratischen und rechtsstaatlichen Verhältnisse wiederherzustellen, denen sie sich selbst verpflichtet hat.

Es ist leicht, Demokrat zu sein, wenn man die Mehrheit hinter sich weiß und den eigenen politischen Vorstellungen nicht widersprochen wird. Freiheiten und Bürgerrechte aber erhalten erst dann ihren wahren Sinn, wenn sie in Konflikt mit den Interessen der Regierung geraten. Die kurdischen Parteien und die Regionalregierung müssen jetzt zeigen, wie ernst es ihnen mit dem eigenen Demokratisierungsprogramm ist. Das bedeutet nicht, dass sie Gewaltausbrüche und Steinwürfe hinnehmen sollten. Aber sie müssen Demonstrationen erlauben, auch dann, wenn diese Demonstrationen sich gegen sie richten und das Gebot der Verhältnismäßigkeit wahren, wenn sie auf Ausschreitung reagiert. Kurdistan braucht einen Rechtsstaat, der angemessen, fair und auf Grundlage von Gesetzen reagiert, und keinen »starken Staat«, der Demonstranten niederschießt. Von den starken Staaten, das zeigen die Ereignisse der vergangenen Wochen, haben die Menschen überall in der Region genug.

Thomas Uwer für den Vorstand

For Hrant For Justice

unutmuyoruz, affetmiyoruz !!! / we don’t forget, we don’t forgive !!!

http://img87.imageshack.us/img87/2518/82682855.jpg

4 YIL OLDU

4 yıldır adaleti, vicdani, hukuku arıyoruz.
Bulamıyoruz.
4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz.
Bulamıyoruz.
4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin
arkasındaki güçlerden söz ediyoruz,
laf dinletemiyoruz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
devleti mahküm etti, “ucuz atlattık” diye sevindiler.
İnsanlık hakkımızı kullandık, adalet istedik,
çocuk dediler.
Çocuk gitsin, ağabeyleri gelsin dedik, umursamadılar.
Vatandaşlık hakkımızı kullandık, sorular sorduk,
cevap vermek yerine dalga geçtiler.
Hrant Dink’i aramızdan almalarının 4. yılında
bir kez daha omuz omuza vermek için,
ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte
onu anmak icin 19 Ocak’ta, saat 3′te,
Hrant’ın vurulduğu yerde buluşuyoruz.
Bebekten katil yaratan karanlığa ışık tutmayanlar
o karanlığı istiyor demektir.
O karanlığı hep birlikte ortadan kaldıralım.

HRANT’IN ARKADAŞLARI

It’s been 4 years.

For 4 years, we keep looking for the justice, conscience and the law.
We cannot find them.
For 4 years we keep looking for the judiciary, the government, the parliament.
We cannot find them.
For 4 years, we keep talking about the powers
behind the murderers of our friend;
We cannot make our voice heard.
The European Court of Human Rights convicted the state,
they were relieved to have a narrow escape.
We used our human right and demanded justice,
they said that he was a child.
We asked them, then, to find the big brothers,
they ignored.
We used our civil right and asked questions;
they mocked us.
We will, once again,
get together on the 4th anniversary of Hrant Dink’s murder,
to stand in solidarity and to commemorate him
together with his family, friends and beloved ones.
We will be at the spot he was shot
on Januray 19, at 13.00.
The ones who do not shed light upon the darkness
which makes murderers out of babies, favors that light.
Let us unveil that darkness.

FRIENDS OF HRANT

13:30 Taksim Tramvay Durağından Agos’a yürüyüş

15:00 Agos Önü

19:00 Taksim Tramvay Durağından Galatasaray’a meşaleli yürüyüş for more information about the case, you can visit:

http://www.hranticinadaleticin.com/en/invite.php

Hrant Dink lawyer’s found dead

Murdered Turkish-Armenian journalist Hrant Dink’s lawyer was found dead in his home on Friday, Turkish TV stations have reported.

The lawyer, Hakan Karadag, 40, was found dead in his house in Cihangir, Istanbul. Still unknown the causes of his death.

ANF

ANMA – HRANT DINK / FRANKFURT

Gazeteci Hrant Dink, Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen etkinliklerle anıldı. Hessen Eremeni Kültür Derneği tarafından önceki gün, Dink’in katledilişinin 3. yıldönümü vesilesiyle Frankfurt Hauptwache’de bir anma etkinliği düzenledi.

Etkinliğe Hessen Ermeni Cemaati, Soykırım Karşıtları Derneği ve Halk Evi destek verdi. Anmada, Hrant Dink’in katledilişinin 3. yılında halen davasında bir gelişmenin olmadığına dikkat çekilerek, ölüm sürecini hazırlayan, başlatan ve şu anda davanın gidişatını bulandıran derin devetin yargılama sürecine dahil edilmesi gerektiği vurgulandı. Adaletin bir an önce yerine getirilmesi istendi. Yaklaşık üç saat süren etkinlik, kamuoyunun hem dava konusunda hem de Ermeni Soykırımı konusunda duyarlı olmaya çağrılması ile son buldu.

Cumartesi günü de Halkevi ile Soykırım Karşıtları Derneği, Hrant Dink’i anmak amacıyla bir toplantı düzenledi. Anmada Türkiye’den gelen Dr. Sarkis Adam, Frankfurt Türk Halkevi Başkanı İbrahim Esen ve Soykırım Karşıtları Derneği Başkanı Ali Ertem birer konuşma yaptı. İbrahim Esen, „Devletin baskı ve zulmüne boyun eğmeyen, dürüstlüğün, insani duruşun ve onurlu direnişin sembolü can dostumuz Hrant Dink’in katledilişinin 3. yıldönümünde saygıyla anarken, ezilenlerden yana olan mücadelemize devam edeceğiz“dedi. Soykırım Karşıtları Derneği Başkanı Ali Ertem ise „Bu etkinliği dezenlerken ‘neler yapmalıyız’ diye düşünürken, Türkiye’de tüm baskı ve zorluklara rağmen artık insanların korkusuzca, açıkça konuşabildiklerini, yazabildiklerini tespit ettik. Kendimiz de bazı şeyler söyleyebilirdik ama bunun yerine ben şimdi size insan hakları mücadelesinde yılmadan mücadele eden Eren Keskin ve Sırrı Süreyya Önder’in yazılarını okuyorum“ dedi.

Dr. Sarkis Adam da yaptığı konuşmada, Dink’in Türkiye’de baskı altında olanların sorunlarını gündeme taşıyan bir Ermeni aydın olduğunu belirtti. Dink’in amacının Ermeni sorununu anlaşılır bir hale getirip Türk kamuoyunun gündemine getirmek olduğunu belirten Adam, bu nedenle Dink’in aşırı milliyetçi çevrelerce hedef haline getirildiğini söyledi. Etkinlik, Hrant Dink’in anısına hazırlanan bir sinevizyon gösterimi ile sona erdi.

Özgür Politika

http://img96.imageshack.us/img96/7956/foto1133x.jpg

http://img709.imageshack.us/img709/2112/foto1132.jpg

http://img706.imageshack.us/img706/1048/foto1131.jpg

http://img211.imageshack.us/img211/2311/foto1130.jpg

http://img211.imageshack.us/img211/1864/foto1129.jpg

http://img706.imageshack.us/img706/8491/foto1134.jpg

Resimler için WeLatParezTV teşekkür ederiz !

HRANT DINK

Türk Sömürgecilerin gazetesinden

Taraf Gazetesi :

Yüz yıl önce avdık Kafes’le yem olduk

http://img685.imageshack.us/img685/987/arantdink.jpg

Hrant Dink, ölümünün üçüncü yıldönümünde Şişli’deki Agos Gazetesi önünde sevenlerince anıldı. Oğlu Arat Dink, törende Kafes’i hatırlattı: Yüz yıl önce bu topraklarda avdık. Kafes Planı sayesinde yem olduk… »

Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin üçüncü yıldönümünde öldürüldüğü yerde anıldı. Kar yağışı ve soğuk havaya rağmen Agos‘un önüne toplanan binlerce kişi “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz” ve “Hrant’ın katili Ergenekon devleti” sloganları attı. Cinayet saati olan 15.00’de, Dink’in kendi sesinden, Sabiha Gökçen’in 1915 soykırımında öksüz-yetim kalmış bir Ermeni kızı olduğu haberi ve sonrasında Genelkurmay’ın Dink’e yönelik uyarısı ile İstanbul Valiliği’ne nasıl çağrılıp haddinin bildirildiği ve o günden sonra kendisine yönelik lincin nasıl başladığına yönelik kendi ses kaydı dinletildi. Bu sırada binlerce kişi saygı duruşunda bulundu.

Burası acayip bir ülke
Anma töreninde konuşan Hrant Dink’in oğlu Arat Dink, “Mahkeme salonlarında bizimle dalga geçildi. Açıkçası ben bu ülkenin adaletine güvenmiyorum” dedi. Dink şunları söyledi: “Bu ülke acayip bir ülke. İnsan babasının ölümüne bile üzülemiyor. Daha dün 12 yaşındaki çocuğun üzerinden 13 tane devlet kurşunu çıktı. Onu görünce, insan kendi acısını unutuyor. Bu ülke çok acayip bir ülke. Üç yıl önce burada babamın acısıyla öfke ve keder içindeyken, siz bu duygulara bir de şaşkınlığı eklediniz. Yüzbinler olup buraya geldiniz. Babamın öldürüldüğü gün öfke doluydum, ama sizin varlığınız sayesinde ümidim oldu.

Bizimle dalga geçilmedi mi
Üç yılda adalet adına ne oldu? O üç yıla hesabı sorulcak 3 yıl daha eklendi. O üç çocuk mahkemede bizimle dalga geçerken yalnızlar mıydı? Son bir yıldaki gazete haberlerine baktım. Çoğu, o üç gencin bizimle alay etmeleriyle ilgili. Peki sadece onlar mı alay ediyorlar? Tek tek örnek vermeli miyim? Babam, öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. ‘Valilikte haddim bildirilmeye çalışıldı’ diye. İki istihbaratçı da vardı orada. Mahkemeye avukatlarımız ‘Valiliğe o iki istihbaratçının adını sorun’ dedi. Mahkeme ‘O kişiler kim?’ diye soru sordu, Valilik 1.5 sayfa masal anlattı. Devletin bu şehirdeki en üst makamı, masal anlattı, dalga geçti. Avukatlarımız, ‘Bu sorduğumuz sorunun cevabı değil, istihbaraçıların adını isteyin’ dedi. Mahkeme, ‘Yeni cevaba gerek yok, yeterli’ dedi. Mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi?

Hiddetim, öfkem ve acım…
‘Kafes Planı’ diye bir plan ortaya çıktı, ‘Hrant Dink operasyonu’ diyor. Medya yazdı mı? Gayrımüslimlerin üzerine korku salmaktan bahsediyor.
Babamın Yargıtay kararını anlatmak için dilinde tüy bitti. ‘Kışkırtılacak kadar Ermeni kalmadı’ demişti.

100 yıl önce bu ülkenin yüzde yirmisiydik, bugün binde biri değiliz. 100 yıl önce avdık, şimdi

yem olduk. Bu konuşmayı yaparak yanlış bir şey de yaptığımı biliyorum. Hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle sakın bazı arkadaşlarımız cam çerçeve indirmesin. Onlara ‘yuh olsun’ derim. Ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. Agos’un içinde güvenlik camları var, onları da kırmak istiyorum. Babamın büstü var içeride, onu oda kırmak istiyorum. Ben büstleri değil, insanları seviyorum. Üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup, güçlü olmak olmamız lazım. Vakur duruşu koruyabilmek lazım.”

Agos önündeki anma töreninin ardından binlerce kişi olaysız bir şekilde dağıldı.

http://www.taraf.com.tr/haber/46617.htm

Radikal Gazetesi

Dink‘in oğlu: Büstü değil, insanı seviyorum
Hrant Dink, ölümünün üçüncü yılında dostları tarafından anıldı. Anma töreninde konuşan Dink‘in oğlu Arat Dink, “Bu dünyanın camlarını kırmak istiyorum. Babamın büstünü de kırmak istiyorum. Çünkü büstleri değil, insanları seviyorum” dedi.

Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink öldürülmesinin üçüncü yılında, binlerce kişi bir araya gelerek ‘Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz’ dedi.
Dink‘le ilgili ilk eylem, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyesi bir grup tarafından düzenlendi. Galatasaray‘dan Taksim‘e kadar yürüyen grup, yüzüne Hrant Dink maskelerini takıp „Katil devlet hesap verecek“, „Faşizme inat hepimiz Ermeniyiz“ „Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz“ diye sloganlar attı. Daha sonra Dink’e yazdıkları özür mektubunu okudu. Mektupta, „Kanlı tarihimiz adına senden ve Ermeni halkından özür diliyoruz. Halkının adalet ve onur savaşçısıydın. Gerçekleri savunan, gazeteci ve aydındın. Ölümünle ilgili planlar göz göre göre yapıldı. Seni 301 ile yargılayanlar, mahkeme kapılarında sana kin kusanlar suç ortaklarıdır. Seni arkadan vuranlar, Anadolu halklarının kardeşleşmesinden korkuyorlardı“ denildi.
Daha sonra grup, saat 14.30′da törenin yapıldığı Halaskargazi Caddesi‘ndeki Agos gazetesi binasının önüne yürüdü. Gazetenin önü saatler öncesinden dolmaya başlamıştı.
Gazetenin camından Dink’in fotoğrafının bulunduğu dev pankart asıldı. Soğuk havaya ve kar yağışına rağmen yaklaşık 3 bin kişi Dink’in vurulduğu yerin önünde toplandı. „Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz“ yazılı dövizler taşıyan ‘Hrant’ın arkadaşları’, „Katil devlet hesap verecek“, „Faşizme inat, kardeşimsin Hrant“, „Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz“’ diye slogan attı. Dink’in öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı, mumlar dikildi. Sarı gelen türküsü hep bir ağızdan söylendi.

‚Güvercin kasapları‘

Dink’in arkadaşları adına yönetmen Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya açıklamayı okumak için gazetenin camına çıktı. Önder, “Bu zalimler sofrasında yere düşen Dink değil, izzetimiz, namusumuz ve şerefimizdir. Madem katilleri tanıyoruz, gün katilleri teşhis etme günüdür. Aslında güvercin kasapları diyebiliriz onlara” dedi. Dink’in eşi Rakel Dink de “İnadına doğruluk ve sevgi yolunda yürüyeceğiz” dedi.

‚Avdık, yem olduk‘

Arat Dink de babasının öldürülmesinin ardından ilk kez bu törende konuştu. “Bu ülkenin adaletine güvenmiyorum” diyen Arat Dink, şöyle devam etti: “Bu ülkede insan babasına ağlayamıyor. Bu üç yılın sonunda neredeyiz? Üç yıl önce babama ağlarken, hayatımın en kötü gününde öfke içindeyken, siz şaşkınlığı eklediniz ona. Üç yıl sonra neredeyiz? Çünkü bu ülkenin adaletine güvenmiyorum. Üç yıl önce sizin sayenizde içime umut doğdu. Sizinle birlikte babamın üç yılının hesabını soracağımızı ümit ediyorum. Geçen yıl basında en fazla yer alan, mahkemede bu üç çocuğun ailemizle alay edişiydi. Üç yıl önce onlar babamı öldürürken yalnız mıydı? Babam öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. Dedi ki; ‘Bu ülkenin valiliğine çağrıldım, haddim bildirilmeye çalışıldı ve yanında iki istihbaratçıyla.’ Mahkeme valiliğe sordu; ‘Bu iki kişi kimdir?’ Valilik bir buçuk sayfa masal anlattı. Mahkemeyle dalga geçmedi mi? Biz şahitlik ettik, kendisi yazıyordu, bizi tehdit ediyorlar, tehdit ettiler’ diye. Çünkü devlet kırıp dökenleri yönetiyor ama sizi yönetemiyor. Korkuyor, korktu. Kafes Planı diye bir plan çıktı ortaya. Orada ‘Hrant Dink operasyonu’ diyor. Bütün ülke biliyor bunu, bütün medya yazdı mı bunu? Babamın dilinde tüy bitti bir Yargıtay kararını anlatmaktan. 1915’te soykırımla ilgili bir kitabın yayınında, Yargıtay ‚Sakıncalıdır‘ diye bir karar aldı. ‘Kışkırtılacak sayıda Ermeni kalmadı’ diye. Biz bu ülkede yüzde 20′ydik, bugün binde bir bile değiliz. Yüz yıl önce avdık şimdi yem olmuşuz, yem.”
Yaklaşık iki saat süren anma töreninin ardından kalabalık sloganlar atarak dağıldı. Osmanbey’deki Ergenekon Caddesi yazan tabelanın üzerine de ‘Hrant Dink Caddesi’ yazılı tabela konuldu.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=975534&Date=20.01.2010&CategoryID=77

Aufruf – Mahnwache für Hrant Dink

Am 23. Januar erinnert der Armenische Kulturverein in Hessen mit einer Mahnwache in Frankfurt an die Ermordung des armenischen Menschenrechtlers und Herausgebers der Wochenzeitung „Agos“ Hrant Dink. Der Armenische Kulturverein fordert Gerechtigkeit für Hrant Dink, die lückenlose Aufklärung dieses politischen Mordes, der eine Fortsetzung der Leugnung des Völkermordes an den Armeniern ist.

Geheimdienst, Polizei und Militär haben bis heute den Fall durch Vertuschung, Verschleppung und Einschüchterung nicht zum Abschluss gebracht. Für die Familie und die Anwälte Hrant Dinks und eine kritische Öffentlichkeit steht fest, dass erst die Aufklärung der Verstrickung des „tiefen Staats“ – neben der Zivilisierung der türkischen Erziehung, die die Witwe Dinks Rakel Dink bei der Beerdigung von Hrant Dink vor einer riesigen Menschenmenge in einer sehr persönlichen und substantiellen Form gefordert hat – auch eine Demokratisierung der Türkei bedeuten wird.

Hrant Dink war eine Stimme der Verstummten. Sein Leben wurde der genozidalen Tradition entsprechend ausgelöscht. „Verstummt sind seine armenischen Landsleute in der langen Geschichte der Unterdrückung, der sie in der Türkei ausgesetzt waren. Ihre Geschichte verfälscht und verschwiegen, ihre Kultur ignoriert, ihre christliche Religion kaum geduldet. Dink hat ihnen die Sprache zurückgegeben und kämpft mit seiner Redaktion darum, ihnen auch die Würde zurück zu erobern. Immer wieder wurde er deswegen von den Behörden und Gerichten der Türkei verfolgt, vor Gericht gebracht und verurteilt.“ So lautete die Begründung bei der Verleihung des Henri-Nannen- Preises 2006 an Hrant Dink.

WANN & WO

Samstag, 23. Januar 2010, 12:00 – 15:00 Uhr

An der Katharinenkirche, Hauptwache/Zeil, Frankfurt

WAS?

Mahnwache mit Niederlegung von Blumen und Anzünden von Kerzen.

„Die-in“-Aktion: Symbolisches Sterben mit löchrigen Schuhen.

Infotafel und Infotisch mit Musik.

VERANSTALTER

Armenischer Kulturverein in Hessen e.V.

Postfach 10 01 29

D-60001 Frankfurt am Main

www.frankfurt.armenier.eu

info@armenier.eu

Հրանդ Տինք / Hrant Dink

http://img96.imageshack.us/img96/4198/hrantdink.jpg

September 15, 1954 – January 19, 2007

Hrant Dink was assassinated in Istanbul in January 2007, by Ogün Samast, a 17-year old Turkish nationalist. This was shortly after the premiere of the genocide documentary „Screamers“ in which he is interviewed about Turkish denial of the Armenian Genocide of 1915 and the case against him under article 301. While Samast has since been taken into custody, photographs of the assassin flanked by smiling Turkish police and gendarmerie, posing with the killer side by side in front of the Turkish flag, have since surfaced. The photos created a scandal in Turkey, prompting a spate of investigations and the removal from office of those involved




kostenloser Counter
Poker Blog