Archiv für Juni 2012

Anarşist tutsaklardan: “Eylemliliğin coşkusu ve heyecanı içindeyiz.”

http://www.imgbox.de/users/public/images/fLUQUqlgIe.jpg

Metris T tipi kapalı cezaevinde tutuklu bulunan ve açlık grevlerinin 14. gününe giren anarşistler bu hafta yoldaşlara ve kamuoyuna açık bir mektup yayınladılar. Mektupta yaşadıkları haksızlıklara değinen anarşistler asla teslim alınamayacaklarını, eylemliliğin coşkusu ve heyecanı içinde olduklarını dile getirirken, daha fazla destek ve dayanışmanın onlar için ne kadar önemli olduğunu ifade ettiler.

1 Mayıs’ta yapılan saldırılar gerekçesiyle tutuklu yargılanan 15 kişi arasından biz 12 anarşist tutsak 11.06.2012 tarihinde dönüşümlü açlık grevine başladık. Yaşadığımız haksızlıklar ve keyfi tutuklamalar karşısında bu protestoyu gerçekleştirmek zaruri olmuştur. T.C. devleti hemen yanıbaşımızdaki Yunanistan’ı sarsan anarşistleri görüyor, bütün dünyada yayılan ayaklanma dalgasının da farkında ve kendi meşruiyetini yitirdiğinin de gayet bilincinde olduğundan, bu isyan ateşinin bu topraklara sıçramasından ve biz anarşistlerden öylesine korkmuş durumda ki, birbirini hiç tanımayan insanları bir terör örgütü gibi gösterip yargılamaya çalışıyor.

En küçük muhalefeti bile kendisine tehdit olarak algılayan devletin otoritesini toptan reddeden biz anarşistlere karşı öfkesini ve korkusunu anlıyoruz. Asıl amaçlarının bu dava üzerinden anarşistlere ve özgürlük arayan herkese gözdağı vererek bu topraklarda dünyadakine paralel bir isyan dalgasını daha gelişmeden ezmek olduğunun bilincindeyiz. Yoksa onlar da bu davada bir örgüt filan olmadığının farkındalar. Bu dava giderek hızlanan “hiçbir haksızlığa ses çıkarmayan insanlardan oluşan bir toplum yaratma” projesinin sadece bir parçasıdır. Devletin bize yönelik korkusu o kadar paranoyak bir hal almış durumda ki bizi tutsak edebilmek için özünden bir baskı ve suçlı yaratma mekanizmasından başka bir şey olmayan kendi hukukunu bile çiğnemek zorunda kalıyor. İlk operasyonlarda 50′nin üzerinde kişi gözaltına alınmışken bu operasyonlardan bir kaç gün sonra hiçbir şekilde kaçmayan ve kendi resmi ikametgahlarında gözaltına alınan arkadaşlarımız mahkeme tarafından kaçma şüpheleri olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Dosyada aynı anda hem gizlilik kararının olması hem de tutuklu yargılanmamız Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM’nin kararlarına aykırıdır. Bu ve daha önce de belirttiğimiz birçok hukuksuzluk gösteriyor ki devlet bize karşı öyle bir korku ve acziyet içinde ki hak, adalet, masumiyet karinesi gibi kavramları ve kendi hukukunu bile hiçe sayıyor. Devlet sermayeyle işbirliği içinde HES vb. girişimlerle doğayı katledip canlıların yaşam alanlarını yok ederken, kadına yönelik eril şiddet ve LGBTT bireylerine karşı işlenen nefret cinayetleri hızla artarken ve devlet bunları önlemek için tutuklanan öğrencilerle dolup taşarken zaten bize göre hak, adalet gibi kavramlar artık boş laftan ibarettir.

Davalarımız gösteri ve yürüyüş kanunlarına muhalefet ve kamu malına zarar verme suçlarıyla sürüyor. Daha yakın zamanda Kadıköy’de holiganlar polis arabalarını ateşe verdiler, bizim 1 Mayıs’ta kamu mallarına verdiğimiz iddia edilen zararın belki 10 katı civarında zarar veren saldırılarda bulundular. Ancak devlet bunları siyasi amaçlarla yapmadıkları için onları bir tehdit olarak görmedi ve çok daha büyük olaylar çıkmasına rağmen o davada sadece 1 kişitutuklu yargılanırken bizim davamızda 15 kişi özel yetkili mahkeme tarafından tutuklu yargılanıyor. Sadece bu bile bizim yaptığımız iddia edilen saldırılardan dolayı değil, düşüncelerimizden dolayı tutsak edildiğimizin ispatıdır.

Herkes bilmelidir ki yapılan açlık grevi bir örgütsel tavır ya da eylem değildir. Tutuklu bulunan 15 anarşistten 12′si tamamen bireysel kararlarıyla açlık grevine başlamıştır. Zaten eylemin amaçlarından biri de örgüt olmamamıza rağmen terör örgütü olmakla suçlanmamızı protesto etmektir.

Açlık greviimizin ikinci haftasındayken dışarıda tanıdığımız ve tanımadığımız bütün dostlarımıza yine sevgi, selam ve dayanışma çağrımızı yolluyoruz. Açlık grevinin etkisiyle yorgunluk ve atalet içinde olduğumuzu düşünmesinler. Aksine eylemliliğin coşkusu ve heyecanı içindeyiz. Tutsak edildiğimiz için aciz olduğumuz asla sanılmasın, mesele esir düşmekte değil, teslim olmamaktır.

İsyan ve dayanışmayla…

Anarşist Tutsaklar

Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu –
A-7 koğuşu
Eski Edirne Asfaltı üzeri Beşyüzevler 34200 Esenler-İstanbul

Operationblackscare

Cezaevlerindeki anarşistler açlık grevinde

http://www.imgbox.de/users/public/images/PEd4OyD6ND.jpg

Gündemden hiç düşmeyen Türkiye cezaevlerinde bu kez de anarşistler açlık grevinde. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’na katıldıkları için „Toplantı ve Yürüyüşlere Silah veya 23. Maddede Belirtilen Aletlerle Katılma“, „Kamu malına zarar verme“ suçlarını işledikleri iddiasıyla cezaevine konulan ve ÖYM’lerce yargılanan anarşistler, bu hukuksuz yargılamayı protesto ederek başladıkları açlık grevlerinde üçüncü haftayı geride bırakıyor. Anarşistlerin avukatı Savran, ÖYM’lerin haksız mahkemeler olduğunu ifade ederek, “ÖYM’ler haksız ve hukuksuz biçimde soruşturma yürütmektedir” dedi.

1 Mayıs günü Şişli‘de işyerleri ve bankaların camlarını kırdıkları gerekçesiyle İstanbul‘da 14 Mayıs’ta çok sayıda ev ve işyerine düzenlenen baskınlardan 60’ı aşkın kişi gözaltına alındı. Kadıköy Paylaşma ve Dayanışma Derneği, 26A Kolektifi‘nin Taksim‘deki kafesi ve Devrimci Anarşist Faaliyet ile Paylaşma ve Dayanışma Derneği üyelerinin evlerine düzenlenen baskında gözaltına alınanlar arasındaki 15 anarşist tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderildi.

Haklarında henüz iddianame oluşturulmamışken, 1 Mayıs 2012′de „Toplantı ve Yürüyüşlere Silah veya 23. Maddede Belirtilen Aletlerle Katılma“, „Kamu malına zarar verme“ suçlarını işledikleri iddiasıyla tutuklu olarak yargılanan 15 anarşistten 12’si bulundukları Metris 1 No‘lu T Tipi Kapalı Cezaevi A-7 nolu koğuşta tutuklu yargılamaları protesto etmek amacıyla 11 Haziran’da 4’er kişilik gruplar halinde dönüşümlü olarak açlık grevine başladı.

Açlık grevine başladıklarını, Adalet Bakanlığı‘na gönderdikleri dilekçe ile duyuran Beyhan Çağrı Tuzcuoğlu, Burak Ercan, Emirhan Yavuz, Hasan Savcı, İshak Tayak, Savaş Düzdaş, Sinan Gümüş, Oğuz Topal, Murat Gümüşkaya, Tayfun Kılıç, Umut Çelik ve Yenal Yağcı isimli anarşistler, açlık grevlerini kamuoyuna da yazdıkları dilekçe ile duyurmuştu.

Söz konusu atılı suçlardan yargılanan insanlar Asliye Ceza Mahkemeleri‘nce yargılanırken, kendilerinin, asılsız ve yetersiz delillere rağmen Ağır Ceza Mahkemeleri‘nce ve Özel Yetkili savcılar tarafından hayali bir terör örgütü kapsamında değerlendirildiklerini belirtmişlerdi.

SORUŞTURMA, AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRI YÜRÜTÜLÜYOR

Dosyadaki gizlilik kararı sebebiyle ne kendileri ne de avukatları haklarında sunulacak deliller hakkında bilgi sahibi olamazken, aynı anda dosyada gizlilik kararı verilmesi ve tutuklama tedbirlerine başvurulması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılık teşkil ediyor.

Sorgulama sürecinde gözaltına alınan anarşistler, mülakat adı altında, avukat nezareti olmadan ve birbirilerini tanımamalarına rağmen „hayali terör örgütü“ dahilinde birbirleriyle ilişkilendirilmeye zorlanmıştı. Gözaltı ve sorgulama sürecinde, ortada bir örgüt olmamasına rağmen, sadece terör örgütü üyelerinin faydalanabileceği bir yasa olan „Etkin Pişmanlık Yasası“ bireylere dayatılarak ifadeleri alınmıştı. Tanımadıkları insanlar hakkında, baronun gönderdiği avukatların yanlış yönlendirmeleriyle asılsız ifadeler vermeye zorlanan anarşistlerin birçoğunun aileleri ise baronun gönderdiği avukatlar ve polis memurlarınca asılsız beyanlarla korkutulmuştur. Bazı avukatlar dosyanın “terör” kapsamında olduğunu öğrenince davadan çekilirken kimi avukatlar ise „Tutuklansın“ diyerek avukatlık etiğine sığmayan söylemlerde bulunmuşlardır.

8 AYLIK HAMİLE EŞİYLE BERABER GÖZALTINA ALINDI

14 Mayıs’ta yapılan operasyonlarda eşiyle beraber gözaltına alınan Yeryüzüne Özgürlük Derneği üyesi Umut Önder ANF’ye konuştu. Eşinin hiç 1 Mayıs’a katılmamasına rağmen 8 aylık hamileyken gözaltına alındığını anlatan Önder, “Nezarete götürüldüğümüzde 50’yi aşkın kişinin gözaltına alındığını gördük. Evlere ilk baskın düzenlediklerinde ‘terör örgütü adına mala zarar vermek’ iddiasıyla aldılar bizi. Daha sonra dosyada gizlilik kararı olduğu için ne ile suçlandığımızı, tutuklanan arkadaşlarımızın ne ile suçlandığını bilmiyoruz. ‘Terör örgütü adına mala zarar vermek’, ‘toplumda iğfal yaratmak üzere toplantı, yürüyüş kanununa muhalefet’ten suçlandığımız söyleniyor. Ancak dosya gizli olduğu ve iddianame hazırlanmadığı için daha hiç bir şey bilmiyoruz” diye anlattı.

‘DEVLETİN ANARŞİST HAREKETE İLİŞKİN BİLGİSİ YOK’

Önder, “Polis, sorguda çok abuk sabuk sorular sordu” diyerek maruz kaldıkları ilginç sorguları şöyle aktardı: “Mesela Yeryüzüne Özgürlük Derneği’nin uluslararası terör örgütleri ile bağlantıları var mı? Anarşistler ileride parti kuracak mı?” Bu soruların devletin aslında anarşistlere ya da anarşist hareketlere ilişkin bir bilgisinin olmadığının göstergesi olduğunu ifade eden Önder, diğer muhalif hareketlere yönelik yapıldığı gibi sordukları sorularla kendi kafalarında yarattıkları biçime sokmaya ve bir örgütle bağlantılanmaya çalıştıklarını söyledi. Önder, “Bu operasyon ve tutuklamalar, yılanın başını küçükken ezelim misali anarşistlere bir gözdağı verme amacı taşıyor” dedi.

Son bir haftada sosyalist siyasetçilere, basın çalışanlarına ve sendikacılara yönelik operasyonları da değerlendiren Önder, anarşistlere yapılan operasyonunda bu operasyonların bir parçası olduğuna işaret ederek, “Mevcut siyasi iktidar, kendi gücünü, kudretini göstermek, muhalefeti sindirmek için bu tarz operasyonları hızlandırarak sürdürüyor” dedi.

AV. SAVRAN: SORUŞTURMA NORMAL SAVCILIKCA YÜRÜTÜLMELİ

Açlık grevindeki anarşistlerin avukatlarından Mustafa Taylan Savran ise ANF’ye verdiği bilgide, soruşturmanın normal savcılıklar tarafından yürütülmesi gerektiğini ancak Özel Yetkili Mahkemelerce (ÖYM) yürütüldüğünü belirtti. Müvekkillerine istimna edilen suçun, “Kamu malına zarar vermek” ve “Toplantı, yürüyüş kanununa muhalefet” olduğunu hatırlatan Av. Savran, bunun da yargılamasının ÖYM’ler de değil normal mahkemelerde yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

ÖYM’lerin, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirtildiği şekliyle örgütlü suçlara bakabileceğine işaret eden Av. Savran, “Burada soruşturma ÖYM’de başlatıldı. Sorgu aşamasında ÖYM’de devam etti. Bu sırada dosyada gizlilik kararı sürdü. ÖYM ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) doğrultusunda gizlilik kararı konuldu dosyaya ve bizim bilgilere ulaşmamız da engellendi. Biz polisin, emniyetin bizimle paylaştığı bilgiler çerçevesinde tutukluluğun haksız olduğuna ilişkin itirazlarımızı yaptık” dedi.

İTİRAZ DİLEKÇELERİNİN OKUNUP OKUNMADIĞI BELLİ DEĞİL

İki müvekkili ile ilgili tutuklu bulunmasına ilişkin itirazının reddedildiğini belirten Av. Savran, bu soruşturmanın ÖYM’ler de görülmemesine ilişkin itirazlarda da bulunduklarını dile getirdi. Bir müvekkilinin tutukluluk hali için daha itirazda bulunduğunu ve 1-2 hafta içerisinde yanıt geleceğini söyledi ve itiraz dilekçelerinin okunmadan otomatikman reddedilmiş olabileceğini ekledi.

Soruşturma kapsamında baro tarafından gönderilen bazı avukatların bazı kimseleri sadece terör örgütü üyelerinin faydalanabileceği bir yasa olan „Etkin Pişmanlık Yasası“ndan yararlanmaya yönlendirilmesi gibi bir durumla karşılaştıklarını dile getiren Av. Savran, 12 kişinin soruşturmadaki hukuksuzluğu protesto ederek başlattıkları açlık grevlerini sürdürmekte kararlı olduklarını belirtti.

ÖYM’lerin haksız mahkemeler olduğunu ifade eden Av. Savran, “ÖYM’ler haksız ve hukuksuz biçimde soruşturma yürütmektedir” dedi.

ANF

Almanya, fişlediği Kürt mülteci Han‘ı sınır dışı etmek istiyor

http://www.imgbox.de/users/public/images/nplNYvxU3R.gif

Bavyera Eyaleti İstihbarat Teşkilatı‘nın hiç bir delil olmadan „PKK sorumlusu“ ilan ettiği Kürt mülteci İlhami Han, Türkiye‘ye sınır dışı tehlikesiyle karşı karşıya. İstihbaratın iddiası yüzünden her gün poliste imza vermek zorunda bırakılan sara hastası Han‘ın Türkiye‘ye teslim edilmesini engellemek için göçmen kuruluşları ile siyasetçiler kampanya başlattı.

Geçtiğimiz günlerde Bavyera Eyaleti İdare Mahkemesi, 32 yasındaki Kürt siyasi sığınmacı İlhami Han‘ı Türkiye‘de takip, tutuklama, işkence ve ölüm tehlikesi beklediği halde yine de Türkiye‘ye sınır edilmesine karar verdi. 2005 yılında Almanya‘ya siyasi sığınma başvurusu yapan İlhami Han için Türk Dışişleri Bakanlığı İlhami Han‘ karşı PKK üyeliğinden soruşturmaların kapandığını iddia ederken, Alman istihbaratına göre ise o „PKK sorumlusu“.

İlhami için Bavyera Eyaleti İstihbarat Teşkilatı, herhangi bir delil sunmadan „PKK sorumlusu“ ilan ettiği Han ise her gün Münih‘te karakola gidip imza atmak zorunda bırakıldı. Alman makamlarının Han‘ın Türkiye‘de tutuklama ve işkence görme ihtimalinin yüksek olma ihtimalini bilmelerine rağmen sınırdışıda ısrar etmeleri dikkat çekiyor.

YARIN ‚İLHAMİ HAN BURADA KALSIN‘ MİTİNGİ VAR

İlhami Han için alınan sınır dışı kararının durdurulması için Bayvera Eyaleti‘ndeki göçmen ve mülteci kuruluşları kampanya başlattı. Alman ve Türk istihbarat teşkilatlarının çok yönlü bilgi paylaştıklarını hatırlatılan kampanyada Bavyera‘daki makamların duyarsızlığına dikkat çekildi. İlhami Han‘ın yaşadığı savaş travması ve sara hastalığından kaynaklı tedavi gördüğü kampanya destekleyicilerinin çağrısı şöyle:

„İlhami Han gibi siyasetçiler üzerinden Alman hükümeti uyarıcı bir örnek yaratmak istiyor. Amaç ise mültecileri siyasi faaliyet yürütmemeleri için yürüten korkutmak. Bunun için ırkçı özel yasalar çıkartan bir iktidar ile karşı karşıyayız. İlhami Han`nın son şansı Bavyera İdare Mahkemesi önünde temyiz hakkı verilmesidir ve sinir dışı edilmesine karşı yaratılacak kamuoyudur.“

Çok sayıda kurum ve politikacının destek verdiği kampanya çerçevesinde yarın saat 12.30′da Odeonsplatz‘da bulunan Münih İçişleri Bakanlığı önünde „İlhami Han burada kalksın“ isimli bir miting düzenlenecek. Kampanyanın öncülüğünü ise şu kuruluş ve siyasetçiler yapıyor:

Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEKKOM), Münih Mezopotamya Külter Derneği, Münih Kürt Kültür Derneği, Münih Kürdistan Merkezi Derneği, Bayern Kürt Cemaati, Rojin-Kürt Kültür Okulu Derneği, Kürt Mülteciler Derneği, Münih Kürdistan Öğrenciler Birliği, Karawane München, DİDF, Münih ver.di Sendikası Gençlik Kolu, Münih Sol Parti, Patrick Humke (Sol Parti Aşağı Saksonya Yöneticisi), Marion Padua (Nürnberg Belediye Meclis Üyesi) ve Civar Akad (Göttingen Meclis Üyesi).

HAN: BUNDAN SOHRA NE OLACAĞINI BİLMİYORUM

Sara hastası olan ve felç geçirme tehlikesi yaşayan İlhami Han ise „Değerli arkadaşlarım ve dostlarıma“ başlıklı bir mektup yayınladı. Hem Kürdistan‘da yaşadıklarını ve hem de Alman makamlarının kıskacı altında yaşadıklarını anlatan Han‘ın çağrısı şöyle:

„Son olarak sınır dışı edilmem için verilen karara itiraz edip mahkeme yolunu açtım. Mahkemede sınır dışı edilmem kararı çıktı. Sınır dışı edilmemde her hangi bir sakıncanın olmadığı yönünde karar verildi. Buna karşı itiraz hakkı bile tanımamışlar. Şayet teslim edilirsem, 2008 Bulgaristan‘da Türkiye‘ye teslim edilen beraber kaldığım ve onun dosyasında sıkça ismimin geçtiği bir arkadaşımın yargılanması var. Şuan müebbetle yargılanıyor. Aynı şekilde yargılanacağım büyük bir ihtimaldir.

Avrupa‘ya gelen her onurlu bir Kürdün yaptığı gibi bende üzerime düşen görevlerimi yerine getirmeye çalışırken iki buçuk yıl önce yargılanarak her gün imzaya tabi tutuldum. En son sınır dışı kararıyla karşı karşıya kalmış durumundayım. Bu konuda bana tanınan sürenin bitimine neredeyse bir hafta kaldı.

Benim durumum nereye varacak artık kestiremiyorum. Bugünler içinde yada sonrasında ne olacak açıkçası ben de bilemiyorum. Şayet kötü bir durum olursa elbette değerlerimize layık bir direniş ve duruş sahibi olacağım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.“

ANF

Bleiberecht für Ilhami Han

http://www.imgbox.de/users/public/images/nplNYvxU3R.gif

Kundgebung – „Bleiberecht für Ilhami Han“
Datum: 29.06.2012, 12:00h
Ort: Justizpalast, 80335 München

Die Kundgebung ist so früh angesetzt, da wir die Bürokratie erreichen wollen, die für dieses Urteil verantwortlich ist. Die machen alle gegen 14:00h Feierabend, so dass uns keine Wahl bzgl. einer späteren Uhrzeit. Auch wenn wir nur 50 sind erreichen wir unser Ziel und können noch wenige Tage später eine größere Kundgebung organisieren. Diese kann später angesetzt werden und in einem Bündnis zur Teilnahme aufgerufen werden.

Paris’te Türkiye’deki anarsişt, kürt ve diğer politik tutsaklarla dayanışma eylemi

http://operationblackscare.files.wordpress.com/2012/06/dsc6015-tif.jpg

AKP’nin iktidara geldiğinden beri Terörle Mücadele Yasası ve Özel yetkili mahkemeler aracılığıyla sistematik bir şekilde uyguladığı tutuklama dalgasına maruz kalan tüm muhalif grupları desteklemek için 26 Haziran Salı günü, Paris Trocadero, İnsan Hakları Meydanı’ndan Türkiye Büyükelçiliği’ne yürüyüş gerçekleştirildi.

Türkiye’de tutuklu bulunan anarşistler, Kürtler ve tüm politik tutsakların özgürlüğü için yapılan eyleme, yerel birçok özgürlükçü ve anarşist grupların dayanışmasıyla 100’ü aşkın kişi katıldı.

Yürüyüşte, “Politik tutsaklara Özgürlük, Yaşasın uluslararası dayanışma”, Halte à la Repression en Turquie, Liberez les anarchistes et tou-t-es les prisonnier-e-s politiques”( Türkiye’deki bakıya son, anarşistlere ve tüm politik tutsaklara özgürlük), “Liberté pour les étudian-t-es detenu-e-s en Turquie”( Türkiye’deki tutuklu öğrencilere özgürlük), “La solidarité est notre arme” ( Dayanışmadır tek silahımız), Biji azadi, çi haq çi dewlete( Yaşasın özgürlük, ne tanrı ne devlet) pankartları taşındı. “Politik tutsaklara Özgürlük, tüm zindanlar yıkılsın”, “İsyan, devrim, anarşi”, “Baskılar bizi yıldıramaz”,“Kurde, étudiant ou anarchiste, liberté pour tout-e-s et lutte contre l’AKP” (Kürtlere, öğrencilere, anarşistlere herkese özgürlük, AKP’ye karşı mücadele), “De Paris à Istanbul, il est temps que les états s’écroulent”( Paristen İstanbul’a tüm devletler yıkılsın) “Biji biratiya gelan”, “Biji azadi, biji anarşi”, gibi çeşitli sloganlar atıldı. Ayrıca kürtaj yasağına ve kadın bedeni üzerindeki baskıya karşı direnen Türkiye’li feministlere destek için “Gelsin baba, gelsin koca, gelsin devlet, gelsin cop, inadına isyan inadına özgürlük” sloganı da atıldı.

Yürüyüş boyunca trafik defalarca bloke edildi. Büyükelçiliğin önünde Türkiye’deki durumu anlatan bir açıklama yapıldıktan sonra eylem bildirisi elçiliğe iletildi.

Coordination des Groupes Anarchistes CGA (Anarşist Gruplar Koordinasyonu), Federation Anarchiste FA( Anarşist Federasyon), Offensive Libertaire et Sociale OLS (Özgürlükçü Sosyal Direniş),Alternative Libertaire AL( Özgürlükçü Alternatif), TÖDİ Fransa (Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi Fransa) gibi farklı otonom grupların birlikte düzenlediği eyleme TİKB( Turkiye Ihtilalci Komunistler Birligi), İran Fedaileri ve Yunanistan Anarşistleri’nden de destek geldi. Eylem sonunda yapılan toplantıda tüm politik tutsaklar serbest bırakılana kadar eylemlerin devam edeceği mesajı verildi.

http://operationblackscare.files.wordpress.com/2012/06/dsc5963-tif.jpg

http://operationblackscare.files.wordpress.com/2012/06/dsc5946-tif.jpg

http://operationblackscare.files.wordpress.com/2012/06/dsc5911-tif.jpg

http://operationblackscare.files.wordpress.com/2012/06/dsc5827-tif.jpg

http://www.imgbox.de/users/public/images/MHj3df1BM6.png

Operationblackscare>

RSF organise protest against visit of British Queen to Ireland

Republican Sinn Féin organise protest against visit of British Queen to
Ireland

Republican Sinn Féin will protest against the visit of the
British Queen to Ireland with a demonstration assembling at Belfast City
Hall on Wednesday June 27th at 10:30am. Speaking as the arrangements for
the protest were being made, a spokesperson for Republican Sinn Féin said
“The visit of the British Queen as part of her Jubilee celebrations
is another part of the process of normalisation of British Rule that would
have Ireland made as British as Finchley. British Rule in Ireland can
never be normal and this is exemplified by the fact that there are
Republican prisoners in Maghaberry on protest, political hostages like
Marian Price and Martin Corey are interned and thousands of British troops
are required to maintain that rule.”

„Republican Sinn Féin calls on Irish Republicans to protest
against the visit of the head of the British State and armed forces to any
part of Ireland while Ireland remains occupied. Ireland must not be seen
as another pacified part of the British Empire. That would be an insult
to all those who have fought and died for Irish Freedom. The British
Queen must not be greeted by fawning toadies but by defiant Croppies who
will not lie down and allow this insult to stand unopposed.”

For confirmation contact:

Fergal Moore – PRO Comhairle Uladh, 00353 (0)87 1824358

Irish Republican Information Service (no. 298)

Teach Dáithí Ó Conaill, 223 Parnell Street, Dublin 1, Ireland
Phone: +353-1-872 9747; FAX: +353-1-872 9757; e-mail: saoirse@iol.ie
Date: 22 Meitheamh / June 2012
Internet resources maintained by SAOIRSE-Irish Freedom

http://saoirse.info

(mehr…)

prisonniers politiques en Turquie !

mardi 26 juin 2012 à 18h30

Manifestation de soutien aux anarchistes et aux autres

prisonniers politiques en Turquie !

http://www.imgbox.de/users/public/images/TGid5ffjWc.jpg

à l‘appel de la Coordination des Groupes Anarchistes, de l‘Offensive Libertaire et Sociale, d‘Alternative Libertaire Banlieue Nord-Ouest et Paris-Nord-Est, de la Fédération Anarchiste

Halte à la répression en Turquie ! Turkiye‘de ki Baskiya SON !

Libération des prisonnier-e-s anarchistes en grève de la faim depuis le 11/06/2012 et de tou-te-s les prisonnier-e-s politiques !

Quelques jours après la manifestation du 1er mai à laquelle les anarchistes ont pris part, la police a perquisitionné et cassé plusieurs lieux alternatifs et arrêté 60 militant-e-s anarchistes. 51 ont été libéré-e-s quatre jours après mais 15 doivent encore passer en procès pour association terroriste. Ils et elles sont accusé-e-s d‘appartenance à une organisation terroriste pour avoir été en possession d‘un ouvrage de Kropotkine, retrouvé chez ces dernier-e-s. 9 d‘entre elles et eux sont encore en prison à l‘heure actuelle et six autres, dans d‘autres villes (Izmir, Ankara etc.), ont depuis été arrêté-e-s, ce qui porte à 15 le nombre d‘anarchistes emprisonné-e-s depuis le début du mois de mai. Depuis le 11/06/2012, 14 d‘entre elles et eux ont entamé une grève de la faim, malgré des conditions d‘encadrement sanitaire déplorables…

Cette opération s‘inscrit dans un cadre plus large de durcissement de la répression, ces dernières années, contre les opposant-e-s au parti au pouvoir, l‘AKP. Ce gouvernement, à la fois conservateur islamiste et néolibéral sur le plan économique, détruit l‘environnement et les droits des travailleuses et des travailleurs, des femmes, des kurdes et des minorités ethniques et religieuses (halevis notamment) ou des minorités sexuelles (LGBTT). La situation des femmes, en particulier, devient de plus en plus problématique avec les menaces d‘interdiction de l‘avortement et l‘augmentation des violences masculines (violence physique et harcèlement sexuel).

L‘État turc mène une politique de terrorisme d‘État, comme en témoigne le massacre perpétré à Roboski le 28 décembre 2011, au cours duquel 34 personnes dont 19 enfants ont été tuées lors d‘un bombardement. Les militant-e-s sont emprisonné-e-s, torturé-e-s, agressé-e-s physiquement par des nervis fascistes manipulés par l‘État turc ou par les forces de répression. Désormais, les lois antiterroristes de 1991 peuvent servir à enfermer toutes les opposant-e-s, sans procès, pendant plusieurs années. Plusieurs milliers de prisonnier-e-s politiques croupissent dans les prisons turques, dans l‘isolement, pour leurs opinions politiques. C‘est ce qui se passe pour les 15 anarchistes actuellement en prison depuis plus d‘un mois. Les conditions de détention déplorables génèrent des conflits, les prisons sont surpeuplées (manque de lits notamment) et les militant-e-s vegan ou végétarien-ne-s ne peuvent respecter leur régime alimentaire. Afin de casser les solidarités à l‘intérieur de la prison, l‘Etat sépare les militants et militantes emprisonnées.

A l‘extérieur, la solidarité s‘organise à Istanbul. Solidarité politique avec des manifestations devant les prisons et une campagne de sensibilisation vers la population. Solidarité financière aussi pour soutenir le mouvement et aider les compagnes et compagnons en détention. Des actions de solidarité ont également eu lieu partout dans le monde, notamment en Allemagne, en Suisse et à Lyon.

Pour la libération immédiate et pour l‘arrêt des poursuites contre les anarchistes et contre tou-te-s les prisonnier-e-s politiques en turquie ! manifestons le mardi 26 juin a 18h30 au Trocadero a Paris !

EYLEM 26 Haziran Sali, Saat: 18.30, Trocadero, Paris

1 document au format PDF

2 document au format PDF

Demosphere

Anarşistlere Operasyon! – Halil Savda (Özgür Politika)

http://www.imgbox.de/users/public/images/G9e1nAQqYf.jpg

14 Mayıs Pazartesi günü sabaha karşı saat 5 çıvarında İstanbul’da 1 Mayıs operasyonu adı altında anarşistlere yönelik kapsamlı bir operasyon yapıldı.

Anadolu ve Avrupa yakasında bulunan onlarca anarşistin evine ‘terörle mücadele ekipleri’ tarafından uzun namlulu silahlara eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Ortada örgüt yok, şiddet eylemi yok ama operasyonu Terörle Mücadele Şubesi yürüttü.

Polis 1 Mayıs sonrasında yaptığı inceleme ve soruşturmada 17 kişinin eyleme karıştığını tespit ediyor, ama 60 kişiye yönelik kapsamlı bir operasyon yaptı.

Gözaltına alınanlar bir gün boyunca avukatlarıyla görüştürülmediler. 4 gün boyunca vatan’da tutuldular. Eylemle ilgisi olmadığı polis tarafından bilindiği halde 45 kişi yalnızca anarşist görüşlere sahip olduğu için gözaltına alındı.

“Kamu malına zarar vermek” ve “gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” (2911 sayılı kanun) ten mahkemeye sevk edildiler. Bunlar cezası az olan suçlardır. CMK’ya göre ertelemeye ve paraya çevrilecek suçlardır. Buna rağmen mahkeme 15 kişiyi tutukladı.

Dosya özel yetkili savcılıkta ve gizlilik kararı olduğu için avukatları dosyayı inceleyemiyorlar.

Polis gözaltına aldığı bazı kişilere şantaj yaptı. Kürt olanlara “seni PKK üyeliğinden hapse atar, on yıl cezaevinde tutarım” tehdidinde bulundu. 221. maddeye göre “etkin pişmanlıktan faydalan” denilerek hiç tanımadıkları insanların suçlandığı ifadelerin altına imzaları atıldı. Bu şekilde imza atmaya ikna edilen kişilere polisin görevlendirdiği avukat getirildi.

Polis böylece korkutarak olmayanı olur göstermek ve ortada bir örgüt olmamasına rağmen örgüt uydurmak istedi.

Anarşizm iktidarsız ve otoritesiz bir yaşamı örmeyi amaçlıyor. Polis ve Özel Yetkili mahkeme İktidarsız ve otoritesiz anarşistleri iktidar ve otorite sahibi gösterme gayreti içinde.

Örgüt olmayan ve örgütlenmeye karşı anarşistler “terör” suçlamasına maruz kaldılar.

Bir polis yetkilisinin şu söylemi dikkat çekici: “1 Mayısta bankalara dönük taşlı saldırılar ve akabinde yapılan operasyon medyada çok fazla yer edinince ve Medya olayı abartınca Ankara aradı ve bunları tutuklamak zorunda kaldık.” Yani tutuklanan anarşistler Ankara’nın talimatı ile hapisteler!

AK Parti başından beri “herkese özgürlük, herkese hak ve adalet” iddiasında bulundu; gelinen noktada “herkese operasyon, herkese hapis ve haksızlık!”

Devlet herkesi özgürlük ve adalette eşitlemedi; herkesi hapis ve operasyonda eşitliyor!

Anarşistler operasyonun amacı şöyle ifade ettiler: “Anarşizmin bu topraklarda toplumsallaşmaya başladığı şu günlerde, yapılan operasyonların ve baskınların amacı anarşizmin ve mücadele etmekte olan anarşistlerin sindirilmesidir. T.C devletinin, tarihinde ilk kez anarşistleri hedef alarak yaptığı bu operasyon doğrudan anarşizme ve anarşistlere yöneliktir”

Anarşistler operasyon yapan devlet ve polise şöyle seslendiler: “Bizler 1 mayıs’ta olduğu gibi, her zaman ezenlere karşı ezilenlerin mücadelesini vermeye devam edeceğiz. İktidarın ve tahakkümün olduğu her yerde, iktidarsız ve otoritesiz bir dünyayı haykıracağız. Patronlar içimizdeki isyan ateşini söndürmeye çalışsa da devlet dayattığı hukukuyla bizleri terbiye etmek istese de mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bizler yaşam alanlarımızı talan eden şirketleri, bizlere paylaşma, dayanışmayı unutturan kapitalizmi, kendi hukukuyla hayatlarımızı çalan devleti yok edene dek yürümeye devam edeceğiz, anarşizmde örgütleneceğiz.”

Halil Savda

Özgür Politika Gazetesi
(22.06.2012)

Operationblackscare

Brüksel’de Anarşist Tutuklularla Dayanışma Eylemi

http://www.imgbox.de/users/public/images/ozOHqKlHiK.png

Türkiye’de ki tutuklu anarşistlerle dayanışma amacıyla 20.06.2012 çarşamba günü Belçika’nın Brüksel Başkonsolosluğu önünde protesto eylemi gerçekleştirildi. Saat 14:00 başlayan eylemde yer konusunda polisle kısa süreli tartışma yaşandı. Konsolosluklara 50 metre uzakta eylem yapılabileceğini yoksa eyleme izin vermeyeceklerini söylediler. Konsoloğun biraz uzağında eylem konuldu. Aynı saatlerde Ezilen Göçmenler Kolektifinin de ‘Kürtaj karşıtı’eylemi vardı, karşılıklı eylemlere destek atıldı. 1,5 saat sürdü eylem. Anarşist Tutsaklara özgürlük ve Yaşasın Enternasyonal Dayanışma sloganları atıldı.. Sokaktan geçenlere bilgiler verildi. Brükselden katılım fazla olmadı, çünkü pazar günü Neo Nazilerin yürüyüşü sırasında Anarşistlere polis çok sert müdahalede bulunuldu, epey gözaltı ve yaralanan oldu. İleri günlerde dayanışma amacıyla farklı etkinlikler yapılacak..

Anarşiyle Kalın..

Tutuklu yoldaşlara Anarşistlerden Selam.

http://www.imgbox.de/users/public/images/bwD4KkHLJr.png

http://www.imgbox.de/users/public/images/zTePEWOee7.png

Operationblackscare




kostenloser Counter
Poker Blog