Archiv für September 2010

BELÇİKADA NO BORDER KAMPI POLİS SALDIRISIYLA BAŞLADI

http://bxl.indymedia.org/system/photo/2010/09/27/91/17.jpg

Belçika da Uluslararası Sınırlara Hayır kampı 27 eylül Cumartesi günü
yoğun yağmura rağmen başladı. Bu sene ki sınırlara hayır kampı
Avrupa‘da ki kağıtsızlara adandı. Değişik ülkelerden gelen yüzlerce
anarşist ve antiotoriterler Brüksel‘de işgal edilmiş çok büyük bir
alanda çadırları kurup,etkinliklere başladı . İlk eylem günü olan
Pazar günü Brüksel havaalanın yanında bulunan STEENOKKERZEEL Mülteci
hapishanesinin önünde yapılacak protesto, polisin vahşice saldırısıyla
zorda olsa gerçekleştirildi. Yapılacak bu eylem ise Nijeryalı Semira
Adamu (20)ya adandı.(Siyasi sığınma talebi reddedilen Nijeryalı Semira
Adamu (20), 22 Eylül 1988 tarihinde, Belçika‘dan zorla sınır dışı
edilirken, bindirildiği uçak içinde jandarmalar tarafından boğularak
öldürülmüştü.)Saat 13:00civarı Brüksel‘de ki bütün tren istasyonları
polis tarafından abluka altına alındı. İstasyondan gidilecek yere
kadar polis sürekli taciz edip, gözaltına almaya çalıştı. Eylemin
yapılacağı bölgede ki tren istasyonuna gelindiğinde polisin
provakasyonu burada da devam etti,kimlik kontrolü ve üst aramasından
sonra ‚‘Hiçbir insan illegal değildir'‘pankartıyla 100 kadar aktivist
hapishaneye doğru yürüyüşe geçti. Polis saldırarak grubu bölmeye
çalıştı; ama bunu başaramadı.100 metrede bir polis saldırısı oldu,
atlı polislerle insanların üzerlerine tehlikeli saldırılarda
bulundular. Bu sırada 2 anarşist yaralandı ve gözaltılar oldu, kampa
yaklaştırmıyordu polis defalarca zorlamalara rağmen kampın demirlerine
kadar ulaşıldı. Burada, sınırlar kaldırılsın, hiçbir insan illegal
değildir, yaşasın dayanışma sloganları atıldı. Hapishane de bulunan
mülteci tutuklularda sloganlara eşlik ederek beyaz çarsaflarla destek
verdiler. Devamlı olarak federal polisler tacizine devam etti, yüzleri
maskeli diye yoldaşlarımızı gözaltına aldılar. Eylem bitene kadar
toplamda 19 kişi gözaltına alındı.Egemen güçlerin korkuları, vahşice
saldırarak bir kere daha açığa çıkmış oldu.

1 hafta sürecek Sınırlara hayır kampıyla ilgili geniş bilgileri
http://www.noborderbxl.eu.org/ sitesinden takip edebilirsiniz. hergün
19:00dan-7:00ye kadar değişik dillerde radyoda yayınlar yapılmakta.
Eylem fotoları ve video:
http://bxl.indymedia.org/articles/117
http://bxl.indymedia.org/system/photo/2010/09/26/76/01.jpg
http://bxl.indymedia.org/system/photo/2010/09/26/77/02.jpg
http://bxl.indymedia.org/system/photo/2010/09/27/85/11.jpg

VIDEO

Uploaded with ImageShack.us

No Border Camp in Brüssel

http://media.de.indymedia.org/images/2010/09/290716.jpg
In den letzten Jahren kam es in Belgien zu vielen Kämpfen rund um das Thema Migration (fr). In Abschiebeknästen kommt es regelmäßig zu Aufständen und Ausbruchsversuchen, mal mehr mal weniger erfolgreich. (fr) Außerhalb der Knäste bilden sich migrantische Kollektive und organisieren Hungerstreiks, Demonstrationen und Besetzungen von Kirchen und leeren Häusern (fr) um gegen die migrationsfeindliche Politik des belgischen Staates zu kämpfen und gültige Papiere zu bekommen. So kam es zu verschiedenen Aktionen für die Freiheit auf Bewegung und gegen die Deportations-Industrie: rechtliche Unterstützung, Aktionen gegen Abschiebungen, Sabotage bei am Bau eines neuen Abschiebelagers bei Steenokkerzeel beteiligten Firmen und Blockaden von Abschiebeknästen. (1. fr/nl, 2. fr/en)Im Kontext dieser Kämpfe ist ein No Border Camp in Brüssel organisiert vom 25. September bis 3. Oktober.

Ort (en) | Programm (en) | Prinzipien des Camps (en) | Reisekoordinierung und Anreisetips | Aktionsagenda (en) | Hintergrundartikel | Mobivideo
No Border Bxl | Indymedia Brüssel | Precarious United

http://img684.imageshack.us/img684/5013/34541679.jpg

Sinan Dolaz Vicdani redini acikladi

http://img803.imageshack.us/img803/1435/58527350.gif

Kürt Vicdani Red Hareketinin aktivistlerinden Sinan Dolaz arkadaşımızın
vicdani red deklerasyonunudur.
Red edişler savaşsız bir ülkenin muştusunu taşıyor.
Red et diren,Askere gitme…

Adım Sinan DOLAZ.1981 Van ili Gürpınar ilcesi Çörekli köyü doğumluyum.Ben askerliğin bir savaş sanatı olduguna inanıyorum.Günümüzde yapılan katliamlara ortak olmamak için hem inancım hemde politik görüşümden dolayı askerlik yapmayı RED ediyorum.Çünkü ben doğduğum zaman kimse bana dünyada savaşın oldugunu söylemedi.Ve ben yirmi yaşıma geldiğimde,bir celp kağıdı gönderdirip ‚‘vatan borçu ‚‘denilerek zorla silah altına almak istediler.Benim kimseye borcum yoktur.Ve süren savaşa ortak olmak istemiyorum.Çünkü benim gibi her canlı varlıgın yaşam hakkı vardır.

‚‘Vatan millet sakarya'‘ diyip elime onların silahını alıp,cinayetlerine ortak olmak istemiyorum.Onların istediği gibi davranmak siyasi düşüncelerime ters
geliyor.Hümanizmi savunan bir insanım ve bu olguyla yetiştim.Tsk bana bunu dayatıyor.Buna direndim ve direnmeyede devam edeceğim.Ben Bir ölüm makinası olup,katil olmak istemiyorum.Bana dayatılan bu askerlik oyununa
katılmayacagım.Ve şimdi tekrar haykırıyorum,Ölmeyecegim-öldürmeyecegim.
Vicdanımın sesini dinleyerek vicdani reddimi açıklıyorum.

Barış dolu mutlu günlere

Sinan DOLAZ

http://img843.imageshack.us/img843/969/50941745.jpg

http://img687.imageshack.us/img687/8783/67502476.jpg

Kürt Vicdani Red Hareketi

İstanbul – Khimki tutsaklarıyla dayanışma eylemi

http://media.istanbul.indymedia.org/uploads/2010/09/928301475012373.jpg

19 Eylül Pazar gecesi bir grup anarşist tarafından, Beyoğlu‘nda bulunan
Rusya Federasyonu Başkonsolosluğuna içi siyah boya dolu ampuller atılarak
saldırıda bulunuldu.

Moskova‘daki Khimki Ormanını savunmak için gerçekleştirdikleri bir
protesto nedeniyle tutuklanan Alexei Gaskarov ve Maxim Solopov ile
dayanışma amacıyla yapılan eylemde, „Khimki Tutsaklarına Özgürlük“
başlıklı bildiriler dağıtıldı.

Eylemin ardından polis 2 eylemciyi sokak aralarında sıkıştırarak gözaltına
aldı ancak, aktivistler 6 saat sonra serbest bırakıldı. Dağıtılan bildiri,
Rusya hükümeti’nin Alexei ve Maxim’i serbest bırakması yönünde uyarılar
içeriyordu.

Eylemde dağıtılan bildiri: PDF olarak
Освободим химкинских заложников!
(Khimki Tutsaklarına Özgürlük)

28 Temmuz 2010 tarihinde 200’ün üzerinde genç anti-faşist ve anarşist,
büyük şirketlerin çıkarlarına katledilen Moskova’daki Khimki Ormanını
savunmak için belediye binasının önünde spontane gerçekleştirilen gösteri
büyük bir kamuoyu desteği toplamıştı. Otoriteler buna bir baskı dalgasıyla
karşılık vererek eylemden bir gün sonra, tanınan iki sosyal aktivist,
Alexei Gaskarov ve Maxim Solopov’u tutuklamışlardı.

Gezegenin dört bir yanında endüstriyel kapitalizmin göz diktiği
topraklarda yaşamları için mücadele ederken tutsak düşen tüm yoldaşlarla
dayanışmak için buradayız ve Rusya hükümetini Alexei ve Maxim’i serbest
bırakmaları yönünde uyarıyoruz!

Alexei ve Maxim’i Serbest Bırakın!
Dayanışmamız ulusların ötesinde,
en güçlü silahımızdır!

Свобода Алексей и Максим
(Aleksei’ye ve Maxim’e Özgürlük)

ENGLISH

http://media.istanbul.indymedia.org/uploads/2010/09/928301475012372.jpgmid.jpg

http://media.istanbul.indymedia.org/uploads/2010/09/928301475012374.jpg

Istanbul – Action in solidarity with Khimki Prisoners
On the night of 19th. September the embassy of the Russian Federation was
attacked by a group of anarchists using the black color bombs.

The action which was made for solidarity with Alexei Gaskarov and Maxim
Solopov, the two anarchists which were arrested because of their actions
for defending the Khimki Forest, the flyers which were entitled as “
Freedom for the Khimki Prisoners “ were distributed.

After the action two activists were put under surveillance. After six
hours of surveilance they were set free. The flyer which was distrubuted
had a warnings for the Russian Goverment for releasing Alexei and Maxim.

The declaration of the action:

Освободим химкинских заложников!
(Free Khimki Prisonars)

The public had supported the demonstration which has been spontaneously
realized by over 200 anti-facists and anarchists outside the town
administration building, in defense of the Khimki Forest near the Moscow
suburb of Khimki, which was at that time in the process of beings cutting
down for the needs of big business. The authority had responsed to this
demonstration with force and had arrested two well known social activists
Alexei Gaskarov and Maxim Solopov one day later.
We are here for the solidarity with all the prisoner comrades who have
been arrested as they campaign for their life in earth which is coveted by
industrial capitalism in all quarters of the planet. And we are warning
the russian government on release Alexei and Maxim!
Release Alexei and Maxim!
Our solidarity is behind the nations and our most powerful weapon !

Свобода Алексей и Максим
(Free Aleksei and Maxim)

PDF DOWNLOAD

Aforum

Geçitli‘de neler yaşandı?

http://img709.imageshack.us/img709/3200/25502894.jpg

Hakkari‘nin Geçitli Köyü‘nde geçtiğimiz Perşembe günü yaşanan acı olayın ardından ortaya atılan birçok iddia köyde de yankı buluyorken, olayın ilk tanıkları da patlamanın meydana geldiği anda ve sonrasında yaşadıklarını anlattılar.

9 Kişinin yasını tutan Hakkari’nin Geçitli Köyü’nde yaşanan acı olayın ardından olayın iç yüzüne dair bir çok iddia kulaktan kulağa dolaşırken, 450 haneli 2200 nüfuslu köyün sakinleri binlerce insanın akın ettiği taziyeler için seferber oldu.

http://img153.imageshack.us/img153/6006/12163376.gif

Saldırının gerçekleştirildiği yoldan, aynı saatte köye gelecek bir cenazeyi karşılamak üzere birçok aracın geçtiğini ve saldırıya uğrayan Aydın Erol yönetimindeki aracın da bu araçların geçişinden birkaç dakika sonra saldırı bölgesine geldiğini anlatan köylüler Aydın Erol’un aracının hedef olarak belirlenmiş olabileceğini ifade ettiler. Köylüler Aydın Erol’un aracının köyden çıkışından itibaren takip edilmiş olabileceğinden şüpheleniyorlar.

Patlamanın yaşanmasından kısa bir süre sonra olay yerine varan birçok görgü tanığı olay yerinde yaşadıklarını ‘dehşet verici’ olarak nitelendirdiler. Aracın bagaj kısmında oturan Berivan Dayan, Özgür Doğan İdem ve Sudenaz Kurt’u yaralı olarak kurtardıklarını anlatan tanıklar hayatını kaybedenlerden çoğunun cenazelerinin parçalarının etrafa saçıldığını söylediler.

KÖYLÜLER VE ASKER ARASINDA GERGİNLİK!

Gördükleri karşısında şoka uğrayan tanıklar saldırı noktasının yaklaşık 20 metre ilersinde bulunan malzemeleri koruma altına alarak bölgeye gelen Geçitli Karakolu askerlerini malzemelere yaklaştırmadıklarını, bu sırada askerlerle kısa süreli bir gerginlik de yaşadıklarını söylediler.

Burada yaşamsal malzemeler ve birçok farklı eşya dışında iki tane patlamamış mayın, bomba yapımında kullanılan çeşitli aletler ile farklı boylarda kablolar bulan köylüler, yola döşenen mayınlara bağlı olan kabloların savcı ve bomba imha uzmanlarınca yapılan incelemede bulunduğunu ve mayınların kabloların uçları bir birine temas ettirilerek patlatıldığının belirlendiğini kaydettiler.

Daha sonra yaşananları da anlatan görgü tanıkları Hakkari Cumhuriyet Başsavcısı ve koruma görevlisi olduklarını düşündükleri 10’a yakın kişiyi getiren helikopterin ardından iki helikopterin daha olay yerine intikal ettiğini, bu helikopterlerden çok sayıda çelik yelekli, silahlı ve sırt çantalı askerin indiğini bu askerlerin olay yerinde bekleyen köylülerin arasına sırt çantalarını rastgele bırakarak dikkatleri dağıtmaya çalıştığını söylediler.

Tanıklar bütün bu olanlara rağmen koruma altına aldıkları askeri malzemelere savcı dışında kimseyi yaklaştırmadıklarını bu sırada helikopterden inen askerlerin rastgele sağa sola ateş açtığını bunun üzerine askerlerle gerginlik yaşadıklarını vurguladılar. Hatta bu gelişmeler üzerinde savcının askerler ile vatandaşlar arasına girerek gerginliği yatıştırmaya çalıştığını kaydettiler.

İKİ TANE SİYAH ARAÇ!

Bu esnada cenazeleri Hakkari’ye götüren helikopterde bulunduğunu söyleyen bazı görgü tanıkları helikopter Hakkari’ye doğru yöneldiği sırada olayın yaşandığı yerin aşağısındaki vadiden inen 4 kişi gördüklerini ifade ettiler. Bazı görgü tanıkları da Geçitli Köyü’nün 5 kilometre aşağısındaki Durankaya Beldesi yakınlarında bu 4 kişinin siyah renkli Fiat Doblo marka iki araca binerek hızla bölgeden uzaklaştığını söylediler.

KOMANDO KASATURASI!

Geçitli’de bunlar yaşanırken yine köylüler tarafından olaya yakın bölgede üzerinde komando logosu olan bir kasatura buldular. Bu kasaturayı saklayan köylüler kasaturanın, olayın hemen ardından bölgeden uzaklaştıkları belirtilen 4 kişilik grup tarafından düşürüldüğünü zannettiklerini kaydettiler.

KÖYE GİRMEK İSTEYEN 4 YABANCI!
Cenazelerin kaldırıldığı günden 2 gün sonra gece saatlerinde köyün etrafındaki kulübelerde nöbet tutan korucular, köye girmeye çalışan 4 kişiyi fark ederek köy karakolundan bölgeye aydınlatma fişeği atmalarını istediklerini anlatırken, karakolun kendilerine ellerinde aydınlatma fişeği bulunmadığını söylediğini belirtti. Bu sırada karakoldan umudu kestiklerini ve köye doğru gelenlerin olduğu bölgeyi silalarla taradıklarını söylediler.

Öte yandan bir gece misafirleri olduğumuz ve cenazelerin defnedildiği, olayın ikinci günü BDP Eşgenel Başkanları, DTK Eşgenel Başkanı ile BDP’li milletvekilleri ve belediye başkanları ile kalabalık bir BDP’li heyeti ağırlayan köyde Hakkari, ilçeleri ve köylerinden; Şırnak, ilçeleri ve köylerinden; Mersin, Van, Adana ve bir çok il ve ilçeden gelen misafirler için bütün köylüler seferber oldu. Köyde 3 günden beri günlük işlerini bırakan vatandaşlar taziye evinde bir işin ucundan tutma telaşı içinde.

Yüksekova Haber

18. Internationales Kurdisches Kulturfestival in Köln

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k-urt-fes-12.jpg

Am 18.09.10 nahmen wir am 18. Internationalen Kurdischen Kulturfestival in Köln teil (http://www.yekkom.com/html/modules.php?name=News&file=article&sid=127).

Das Festival ging mit einem reichhaltigen Programm, dem Auftritt diverser kurdischer MusikerInnen sowie der Teilnahme von 50‘000 Personen mehr als erfolgreich über die Bühne. Tausende von Menschen reisten aus den unterschiedlichsten Regionen und Ländern an. Hierfür waren sogar eigens Shuttle-Busse in mehreren Ländern organisiert worden, die bis nach Köln fuhren.

Das Festival fand in einem Fussballstadion in Köln statt. Hier wurde getanzt, gesungen, diskutiert, Parolen skandiert sowie der gefangenen kurdischen KämpferInnen gedacht. Der kurdische Fernsehsender „Roj TV“ übertrug das Festival in seiner gesamten Länge live.

Während des Festivals eröffneten wir gemeinsam mit Efendisizler („die Herrenlosen“) aus deutschland sowie der kurdischen Militärverweigerungs-Initiative aus der schweiz einen Infostand. Ausserdem verteilten wir Flyer und Broschüren zu anarchistischen Inhalten sowie zum Thema „Totalverweigerung“. Es kam zu vielen neuen Kontakten, politischer Vernetzung sowie spannenden Diskussionen.

Für die Autonomie und Freiheit der kurdischen Bevölkerung sowie aller Menschen und weiterer Lebewesen weltweit!

Karakok Otonomu – Kurdische Militärverweigerungs-Initiative – Efendisizler

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k2.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k-3.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k5.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k6.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k7.jpg

VIDEO:


Kürdistan Festivali Köln 2010
Hochgeladen von ANTIFAGENCLIK. – Nachrichtenvideos top aktuell.

Bilanz der einmonatigen einseitigen Waffenruhe der Volksverteidigungskräfte HPG

Bilanz der einmonatigen einseitigen Waffenruhe der Volksverteidigungskräfte HPG: 554 Festnahmen, 28 Militäroperationen, 26 Artilleriebeschuss

Der türkische Staat hat die einseitige Waffenruhe, die am 13. August von der Gemeinschaft der Gesellschaften KCK erklärt worden war, mit intensiven militärischen und polizeilichen Operationen beantwortet. Zwischen dem 13. August und dem 20. September starben mindestens 9 Zivilpersonen und 19 GuerillakämpferInnen. 554 Personen wurden festgenommen, 28 Bodenoperationen und 26 Artilleriebombardements fanden statt. Darüber hinaus wurden in 10 verschiedenen Regionen vom türkischem Militär Wälder in Brand gesetzt.

Am 13. August wurde mit Bezug auf das Verfassungsreferendum am 12. September und den Fastenmonat Ramadan von der KCK ein Waffenstillstand erklärt. Trotz des einseitigen Waffenstillstands wurden die Militäroperationen gegen kurdische Guerilla fortgesetzt und hunderte Kurden und Kurdinnen festgenommen und inhaftiert. Die Regierung setzte ihre nationalistische Rhetorik fort. Andererseits fanden Hinterhalte auf kurdische Zivilpersonen und die Guerilla in Verteidigungsstellung statt. Kurdische Politikerinnen und Politiker wurden angegriffen, um Provokationen herbeizuführen.

Bei Militäroperationen gegen die HPG fielen in dem Zeitraum von 13. August bis zum 20. September 19 Guerillas. Am 16. September wurde mit einer Bombe ein Bus mit kurdischen Dorfbewohnerinnen und Bewohnern aus dem Dorf Peyanis in der Provinz Colemêrg (Hakkari) angegriffen, 9 Menschen starben 4 weitere wurden verletzt. Die Regierung und die prostaatlichen Medien versuchten schuldbewusst den Vorfall zu vertuschen, anstatt ihn aufzuklären.

Der türkische Staat, die Regierung, paramilitärische Kräfte und die Medien versuchten Hand in Hand den einseitigen Waffenstillstand zu diskreditieren und zu provozieren, was zu der für die kurdische Seite schweren Bilanz führte. Während die einseitige Waffenruhe darauf abzielte Frieden zu erreichen, „jagte“ der türkische Staat Kurdinnen und Kurden.

Nach Berichten von Nachrichtenagenturen starben zwischen dem 13. August und dem 20. September mindestens 9 Zivilpersonen und 19 Guerillas, 554 Personen wurden festgenommen. 28 Bodenoperationen und 26 Artilleriebombardements fanden statt. Dabei wurden unter 2 Dorfbewohner verletzt. Darüber hinaus wurden in 10 verschiedenen Regionen vom Militär Wälder in Brand gesetzt. 83 Waldbrände wurden seit Juli 2010 von der türkischen Armee verursacht. Die realen Zahlen sind höchstwahrscheinlich höher.

Am 13. September wurden in Amed (Diyarbakır), Şirnex (Şırnak), Riha (Urfa), Êlîh (Batman), Sêrt (Siirt), Colemêrg (Hakkari) und Mûş 49 Personen nach dem Verfassungsreferendum festgenommen.

Am Tag des Referendums wurden in Istanbul 94, in Mersin 20, in Antalya 4, in Çorlu 6 und in Bursa 10, insgesamt 124 kurdische Unterstützerinnen und Unterstützer des Boykotts festgenommen. In Kurdistan wurden insgesamt 164 Menschen festgenommen, in Wan 77, in Êlîh (Batman) 47, in Nisêbîn (Nusaybin) 17, in Gever (Yükekova) 15, in Girgê Amo (Silopi) 5 und in Cizra Botan (Cizre) 3.

Vor dem Referendum zwischen dem 13. August und 12. September waren 217 Personen festgenommen worden, 142 von ihnen in den letzten beiden Tagen vor dem Referendum.

ISKU

KURDİSTAN KÜLTUR FESTİVALİ KÖLN- 2010

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k-urt-fes-12.jpg

İyi bir organize, kalabalik coşkulu katılım kitlesi, zengin programı ile bir kez daha kurdistan kültur festivalini geride bıraktık.

Avrupanin bir çok bölgesinden yüzlerce otobüslerle, özel araçlarla, tren ulaşımıyla binlerce kurdistanlı ve diğer topraklardan insanlar bir araya geldi.

Köln stadyumun da gerçekleşen şenlikler de kitle özgürce dilediği gibi halaylar çekip, sloganlar atip, Abdullah Öcalan`a , şavasanlar`a ve tüm kürtlere mesajlar verdi.

Festivalin önceki planlanan yeri bir çok stand için müsaitti. Yeni yerin küçük olmasından dolayı, stand sayısı azaltılmıştı. kurdistan kültur festivali organizesi, bizlere stand açmamız için yer verdi. Bizlerin dışında türkiyeli sol bir grubun standı bulunmaktaydı.

Karakök Otonomu, Kürt Vicdani red hareketi ve Efendisizler almanya ile birlikte stand açtık. Vicdani retci İnan S. ile dayanışma, vicdani red hakkı ve cezalandırılmalara karşı imza kampanyası açıldı. Ekim ayında, kurdistanda ki mağdur çocuklar için kürt vicdani red hareketiyle birlikte başlatacağımız kampanyanin bildirilerini dağıttık ve duyurduk.

Anarşist, kara kızıl bayrağını ve sesimizi ilk defa kürt festivalinde duyurulması, katılımcı kişiler tarafindan sempatiyle karşılandı. türkiyeli bir kaç sol hareketten gelen kişilerin bizimle ML ve stalin üzerinde tartışmaları oldu. Saldırgan uslublu bir kişi tartışmayı yüksek sesle yaparak dikkatleri üzerimize çekmeye çalıştı. Provokasyona getirmek isteyen kişiyi, sakin tavırlarımızla düşüncelerimizi, Anarşizm tarihini, ML lerin, bizlere karşı geçmişde ki saldırılarını, dünya üzerindeki anarşist hareketlerin mücadelesini anlatınca, saldırgan kişi “sizler, ne yapıyorsunuz? Kimsiniz?” diye suçladığı sözlerini geri almak zorunda kaldı. Bunun dışında her şey olumlu ve kitle ilgisiyle devam etti. Stand‘ta 3 ayrı grubun birlikte davranması ve kampanyalar için öz veriyle çalışması , anarşizmin, anti militarizmin güzel bir örneğini sergilendi.

Ekim ayinda, başlayacak Karakök Otonomu ve Kürt Vicdani Red Hareketinin ortak yapacağı, taşları yerinden oynatan mağdur çocuklar kampanyasın da, ilk etkinlik yapılacak yer isviçrenin Bremgarten`deki anarşist kültur evi KUZEB de yapılacaktır.

Katılımınızı, desteğinizi bekliyoruz.

Göndereceğiniz resim, video, yazı, döküman, varsa bizlere ulaştırabilirseniz, kampanya daha da büyür ve yaygınlaşır.

Dayanışmayla

Karakök Otonomu tr /ch – Kürt Vicdani Red Hareketi – Efendisizler almanya

Fotoraflar :

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k2.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k-3.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k5.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k6.jpg

http://karakok.files.wordpress.com/2010/09/k7.jpg

VIDEO:


Kürdistan Festivali Köln 2010
Hochgeladen von ANTIFAGENCLIK. – Nachrichtenvideos top aktuell.

Enver Turan toprağa verildi

Bir süre önce çıkan olaylarda başından yaralanan Enver Turan’ın cenazesi toprağa verildi.

http://img27.imageshack.us/img27/690/93265500.jpg

9 Eylül günü çıkan olaylarda sivil bir araçtan ateş açılması sonucu kafasında ağır yaralanan 15 yaşındaki Enver Turan, tedavi gördüğü Van Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı. Akşam saatlerinde ise hayatını kaybetmişti.

Cenazesi on binlerce kişinin katılımıyla Biçer mahallesindeki evinde alınarak yaya olarak sloganlar eşliğinde evlerinden 3 kilometre uzaklıkta bulunan Tekser Mezarlığına götürüldü. Burada bazı bayanlar ise baygınlık geçirdi. Defin işleminin ardında çocuğunun mezarı başına gelen anne ve kız kardeşleri baygınlık geçirdi.

Bazı bayanlar ise Bayram günü çocukların topladığı şekerleri mezarının üzerine serptiler. Ailenin tek erkek çocuğu olduğu için bir tepsinin içine kına yakılarak mezarının başına koyuldu. Babası Abdullah Turan ise, çocuğunun bütün Hakkari’lilerin şehidi olduğunu kepenklerini kapatan esnafların ise işyerlerini açmasını istedi.

VIDEO:


Enver Turan toprağa verildi
Hochgeladen von Hakkarihabertv. – Nachrichtenvideos top aktuell.

FOTORAFLAR

http://img684.imageshack.us/img684/7594/57662511.jpg
http://img821.imageshack.us/img821/3944/13699020.jpg
http://img443.imageshack.us/img443/2381/29085796.jpg

Hakkari Haber TV

Der Kampf geht weiter – Silvia führt Hungerstreik weiter

HUNGERSTREIK FÜR DIE FREIHEIT VON MARCO CAMENISCH

IN SOLIDARITÄT MIT ALLEN REVOLUTIONÄRE GEFANGENEN

30. SEPTEMBER – 9. OKTOBER 2010

Ich führe den Hungerstreik als Teilnahme am “internationalen Solidaritäts- und Aktionstag” vom 18. und 19. September für weitere zehn Tage fort. Um meine Nähe, Solidarität und Kampf allen politischen Gefangenen mit langen Strafen zu vermitteln und vor allem als Kampfmittel um aktiver Teil der internationalen Kampagne für die Freiheit von Marco Camenisch sein zu können.

Uns mit Marco durch eine Kampagne solidarisieren heisst von einem kämpferischen Weg zu reden, der von den Antiatomkämpfen der `70 Jahre in der Schweiz bis jetzt nie unterbrochen wurde, heisst die Stimme eines grünanarchistischen Gefangenen, der sich nie ergeben hat, aus den Mauern des Knastes zu befreien. In allen diesen Jahren war Marco immer in der revolutionären Bewegung präsent, mit den vielen Hungerstreiks in Solidarität mit anderen Gefangenen, Militanten und Urvölkern, mit den unaufhörlichen wichtigen Übersetzungen und schriftlichen Beiträgen. Wir empfinden seinen Kampf als Teil des unseres! Auch wir als Gefangene müssen aktiv an dieser Kampagne teilnehmen.

Die Entstehung und Entwicklung einer starken Mobilisierung ist notwendig, die jenen Kurs umkehren kann, den nicht nur das schweizerische System eingeschlagen hat, jenen globalen Kurs, der in einer immer härteren Repression gegen alle revolutionären Gefangenen besteht, die sich nicht beugen und ihre politische Identität und Entwicklung nicht verleugnen. Die Lage der politischen Gefangenen ist Teil des Willens dieses Systems, das die Unterdrückung jeglicher Form von Dissens, Widerstand und Kampf bezweckt.

Auf das diese internationale Kampagne stark und wirksam werde, auf das der Schrei “Marco libero” sich überall erhebe!

Für die Freiheit von Marco Camenisch und von allen revolutionären Gefangenen!

Silvia Guerini, Gefängnis von Biel-Schweiz, September 2010

Karakök




kostenloser Counter
Poker Blog