‚Kürdün çığlığını duyun‘ [ TR- ENG ]

http://img704.imageshack.us/img704/6396/73637348.jpg

Şerzan Kurt‘un babası; Ege‘nin demokratlarına seslenerek „Bir Kürdün çığlığını duyun. Yeter artık, 20 yaşındaki gençler ölmesin.“ diye ağıt yaktı.

Adli Tıp Kurumu‘ndaki otopsisi tamamlanan Muğla Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt‘un cenazesi, Diyarbakır‘a götürülmek üzere havaalanına götürüldü. Cenazenin götürülmesinden önce açıklama yapan baba Ömer Kurt, „O kurşun Kürt halkına, anaların bağrına sıkıldı“ diyerek Başbakan ve Cumhurbaşkanı‘na „Adalet, adalet, adalet istiyorum“ çağrısında bulundu.

Muğla‘da Kürt öğrencilere yapılan saldırıda silahla ağır yaralanan ve 12 gün Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi‘nde kaldıktan sonra yaşamını yitiren 21 yaşındaki Şerzan Kurt‘un, Bayraklı Adliyesi Adli Tıp Kurumu‘nda otopsisi yapıldı. Adlı Tıp Kurumu önünde bir araya gelen yüzlerce kişi ise, „İntikam“, „PKK cepheye misillemeye“, „Katil polis hesap verecek“ sloganları attı. Kurt‘un anne ve babası ile arkadaşları gözyaşlarını tutamazken, duygusal anlar yaşandı.

Kurt‘un otopsisi yapıldığı sırada basına açıklama yapan anne Nejla Kurt, oğlunu elinde kalem ve defterle okulla gönderdiğini, diploma törenine gelmesi gerekirken cenaze törenine geldiğini belirtti. Anne Kurt, oğlunu vuranların bir an önce ortaya çıkması gerektiğini belirterek, „Ben oğlumu, Van‘a, Diyarbakır‘a da okula gönderebilirdim. Biz çocuğumuzu oraya okumaya gönderdik. Bizim içimizde Muğla, Diyarbakır farkı yoktu, çocuğumu da öyle yetiştirdim. Çocuğumun elinde kalem vardı. Ama onlar kaleme karşı silahla saldırdı. Benim çocuğumu devlet öldürdü, elindeki kalemi, defteri çok gördüler. Onun canını koruması gerekenler, ona kurşun sıktılar. Basın bu olayın arkasında durmadığı sürece, oğlumda kimliği belirsiz bir katil tarafından öldürülmüş olarak kayıtlara geçecek. Unutmayın sizde bir sabah uyandığınızda çocuğunuzun ölüm haberini alabilirsiniz. Bu olayın arkasında durmanız gerekiyor. Başkalarının canı yanmasın“ dedi.

BABA KURT: OĞLUMUN ELİNDE KALEM DEFTER VARDI

Annesinden sonra konuşan acılı baba Ömer Kurt, „İmdat, imdat, imdat“ diye haykırarak, Başbakan ve Cumhurbaşkanı‘ndan adalet istedi. Çocuğunu bin 700, bin 800 kilometre uzaklıktan okumaya gönderdiğini belirten baba Kurt şunları söyledi: „Çocuğumu Muğla‘ya polis kurşunu ile ölmeye değil, okuyup ezilen halkların hakkını savunması için gönderdim. Çocuğumu Türk, Alevi, Arap arkadaşları ile okul okuması için gönderdim. Ben, Erdoğan çiftine sesleniyorum, Gül çiftine sesleniyorum, Adalet Bakanlığı‘na sesleniyorum, Savunma Bakanı‘na sesleniyorum. Türk ve Kürt halkına sesleniyorum. Benim çocuğumun elinde defter kalemden başka bir şey yoktu. O gün oğlum okuldaydı. Okuldan döndüğünde polisin güvenli dediği yoldan gitti. Cellatlar yolda pusu kurdular, çünkü onun ismi Şerzan‘dı. Kendisi Kürt‘tü! Onların gözünde potansiyel tehlikeydi. Ama Şerzan, onlar gibi değildi, barışsever biriydi. Her kesimden arkadaşları vardı. Şerzan kelimesi onu hedef seçti. Kürt oluşu onu hedef seçtirdi. Çocuk eve gidecek, ‚eve gitmek için sakin yer burası‘ deniyor. Çocuğu karakolun bulunduğu sokağa yönlendiriyorlar. O sokakta sis bombaları kurşunlar sıkılıyor. Elinde kalem defter olanların üstüne silahla saldırdılar.“

‚ADALET, ADALET, ADALET‘

Şerzan‘a sıkılan kurşunun Kürt halkına sıkıldığını belirten baba Kurt, „Benim oğlumun ve arkadaşının hiçbir günahı yoktu. Onların tek suçu, günahı Kürt olmaktı. Onları pusuya düşürenler o çocukların üstüne binlerce kurşun sıktılar. Bunların elinde ne taş ne sopa vardı. Ama onlar silahlarla, satırlarla saldırdılar. Bu mudur kardeşlik, bu mudur demokratik çözüm? Biri benim oğlumu hedef seçmiş hem de kısa mesafeden. Oğlum canice katledilmek istenmiş. Siz barışa kurşun sıktınız, siz Kürt halkına kurşun sıktınız, siz Türk halkına kurşun sıktınız, siz açılıma kurşun sıktınız, siz kardeşliğe kurşun sıktınız. Siz anaların bağrına kurşun sıktınız. Artık bu anaların feryadını duyun. Adalet, adalet, adalet!“ dedi.

Çocuğunu okumak için Diyarbakır‘a, Van‘a veya daha yakın bir yere gönderebileceklerini hatırlatan anne Necla Kurt, fark gütmediklerini, Türkiye‘nin bir ucuna, Muğla‘ya okumaya gönderdiklerini anlattı. Bunu insani duygularla yaptıklarını kaydeden Necla Kurt, „Bizim çocuğumuza verdiğimiz sevgiden başka bir şey yoktu. Kin yoktu, nefret yoktu, öfke yoktu, intikam yoktu. Böyle bir çocuğu öldürdüler. Bunu devlet yaptı. Onun canını koruması gereken kişiler silah sıktı. Siz bu olayın arkasında durmadığınız sürece, bir sabah uyandığınızda çocuğunuzun ölüm haberini alabilirsiniz. Bu olaya sahip çıkın, başkalarının canı yanmasın.“ şeklinde konuştu.

Açıklamaların ardından Kurt‘un cenazesi Diyarbakır‘a götürülmek üzere Adnan Menderes Havaalanı‘na gönderildi. Kurt‘un cenazesi 18.00 uçağı ile Diyarbakır‘a oradan da memleketi Batman‘a götürülecek.

ATEŞLİ SİLAHLA VURULMUŞ

Bu arada Şerzan Kurt‘un ön otopsi sonucuna göre ateşli silah yaralanması ve kafa travması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

Yüksekova Haber

ENGLISH

Tens of thousand of people attended Şerzan Kurt’s funeral

Şerzan Kurt was a Kurdish student who was attacked by police and ultranationalists in Muğla and lost his life on 24 May. Yesterday he was finally lied to rest in his home town, Batman.

His corpse was taken from Istanbul to Batman, where tens of thousand people greeted his body. After the funeral prayer, Şerzan was laid to rest accompanied by slogans like “Şerzan is immortal” and “Biji PKK”.

His father Ömer Kurt said that the bullet fired at his son is a bullet fired at all Kurdish people. He added “Şerzan was singled out because of his name. He was killed because he was Kurd. We want this dirty war to come to an end. The state should think in terms of peace and listen to Kurdish people“.

His mother Necla Kurt called out to Kurdish mothers by the grave; “I want you to give your newborn children the name Şerzan. We are going through and unspeakable pain. Our struggle will strengthen with more Şerzans.”

BDP Group Deputy Speaker and Batman PM Ayla Akat wanted the painful scream of the parents to be listend to and said; “Our struggle will strengthen with more Şerzans but this fire will burn everyone. The fire won’t burn only this land and Kurdish people; it will spread everywhere. Şerzan hasn’t died today, he has been made immortal.”

ANF





kostenloser Counter
Poker Blog