Archiv für März 2010

‘İşgalci TC ordusu dışarı’… / DR.IŞIK İŞCANLI

http://img706.imageshack.us/img706/2789/raus.jpg

Bu yazı yazıldığı sırada, Kürt halkı Amed’de Newroz alanına akın etmekteydi. Bugüne kadar yapılan her türlü baskı ve yıldırmalar Kürtler’in Newrozu kutlamasına engel olamadı. Artık bir Newroz şehitlerimiz var. Kolları kırılan, coplanan, kafa travması geçiren yüzlerce „Newroz travmalı“ kitlesi olan bir halkız. Onlarca ve yüzlerce Newroz şehitleri ve “Newroz travmalı” gazileri olan Kürt halkının kitlesel Newroz kutlama isteği hiç bir engel tanımadı. Hatta bugünlerin en popüler Ankara ihbarcısı Mehmet Ali’nin Newrozu kana bulayacak bomba yüklü ve kayıp olan 4 kamyon ihbarı da Newrozun kitleselliğini engelleyemedi. Newrozu kutlamak başlıbaşına bir kazanımdır. Newrozu her geçen yıl daha kitlesel kutlamak daha büyük bir kazanımdır.

Bu yıl Newroz kutlamalarına katılmayı düşünmüyordum. Newroz kutlamalarını protesto etmeliydim. Çocuklarımızın, seçilmiş belediye başkanlarımız ve siyasetçilerimizle birlikte hapishanelerde olması protestomun nedeniydi. İlkesel olarak çocukları hapiste olan bir halkın bayramı kutlaması insanı duygularıma ters düşüyordu. Ancak Newroz bayramı ya da Newroz kutlamak bir simgedir. Newroz direnişin ve özgürlüğün sembolüdür. Daha kitlesel bir Newroz, daha çok özgürlük ilişkisindeki dinamik, çocuklarımız için özgürlük anlamını da içerdiği için Newrozun kutlanmalıydı. Bu duygu ve düşüncelerle, Amsterdam’da her yıl Newroz ateşinin yakıldığı, ateşin etrafında halayların çekildiği ve artık gelenekselleşen Newroz kutlaması için bilinen meydana gittim. Bu arada önemli bulduğum bir ayrıntıyı bilmenizi isterim. Newroz kutlaması için dört alternatifim vardı. Ben gelenekselleşmiş ve Newroz geleneğine uygun, atalarımızın kutladığı gibi kutlananı Amsterdam’dakini tercih ettim.

Hava yağmurlu olmasına rağmen, Newroz ateşi yakılmıştı. Bayramlaşma arasında en çok konuşulan konu, Amed Newrozu yanında Wan Newrozundaki “utanç kareleri” idi. Wan Newrozunda ancak 2 saat asılı kalabilen bir pankart, bir yayın organının bu başlığı atmasına neden olmuştu.

Acaba Kürtler utanılacak(!) ne yaptılar diye, merak uyandıran haber. Wan Newrozunda sadece iki saat asılı kalabilen, Newroz komitesinin hazırladığı pankartların standartlarına uymadığı belli olan, aceleyle ve amatörce yazılmış ancak görülebilecek bir yere asılmayı becerebilmiş bir cümlelik bir pankart. “İşgalci TC ordusu Kürdistan’dan dışarı”…

Burada utanç verici olan ne?.. TC ordusunun işgalci oluşu mu?.. yoksa TC ordusunun Kürdistan’da oluşu mu?.. Yoksa TC ordusunun Kürdistan’da istenmemesi mi?… Yoksa bütün bunları bir cümleye sığdırılıp, teşhir edilmesi mi?..

Daha önemlisi de bu cümleden kim utanmalı?..

Mümkün olsaydı bu yazımda üç tane fotoğraf koyarak, bu soruları yanıtlayabilseydim. Örneğin herhangi, Kürdistan’da sıradan bir yerleşim birimin, TC kurulduğunda, 50 yıl sonra ve bugünkü, yakın mesafeden üsten çekilmiş üç ayrı zaman dilimindeki şehir fotoğrafı. Sadece TC ordusuna ait binaların biçimi, yerleşim yeri içindeki konumu ve diğer var olan yerleşim mekanları ile arasındaki farkı okuyarak yani fotoğrafı yorumlayarak bu soruları yanıtlamak mümkün. Böyle bir fotoğrafı okumak için tarih bilgisine de gerek yok (hani bazıları, bazı köşe yazarları ve gazete sahipleri Kürdistan’da olanları bilmiyorlar ya). Dersim katliamını da bilmeye gerek yok. Zamana yayılmış kitle katliamlarını da bilmeye gerek yok. Son çeyrek asırda öldürülmüş 50.000 Kürdün kimler tarafından öldürüldüğünü de bilmeye gerek yok. Kimlerin insanlara, pislik yedirdiğini de bilmeye gerek yok. 17.000 Kürdün asit çukurlarına atanları da bilmeye gerek yok. Üstelik bilmemek ayıp değil. Ayıp, kötü ve patalojik olan insanın bilmediğini bilmemesidir. Sadece iyi bir göz ve biraz sorgulama fotoğrafı yorumlamaya yeter. O zaman sormak lazım “Utanç karesi” kimin için bir utanç?..

Nasrettin Hoca’nın şu “hırsızın hiç suçu yok mu” hikayesine ne kadar da benziyor.

DR.IŞIK İŞCANLI

NEWROZ 2622 ( 2010 ) / KURDISTAN

Colemerg ( Türkisch Hakkari )


Hakkari'de Nevruz Kutlamaları Başladı
Hochgeladen von Hakkarihabertv. – Nachrichtenvideos aus der ganzen Welt.


MİLİTVEKİLİ GEYLANİ BU KANI DURDURUN
Hochgeladen von Hakkarihabertv. – Nachrichtenvideos aus der ganzen Welt.


Yabancı Heyet halay Çekti
Hochgeladen von Hakkarihabertv. – Neueste Nachrichten Videos.


HAKKARİ NEWROZ KUTLAMALARI 1
Hochgeladen von erkancapraz. – Schau dir mehr Lifestyle Videos an.


Hakkari Newroz 2010 (2)
Hochgeladen von erkancapraz. – Nachrichtenvideos aus der ganzen Welt.


Hakkari Newroz 2010 (3)
Hochgeladen von erkancapraz. – Nachrichtenvideos top aktuell.


Hakkari Newroz 2010 (4)
Hochgeladen von turgtsri. – Nachrichtenvideos top aktuell.

AMED


amednewroz
Hochgeladen von turgtsri. – Entdecke mehr Lifestyle, Mode und Know-how Videos.


amednewroz2
Hochgeladen von turgtsri. – Mehr Lifestyle, Fashion und Know-how Videos.


Diyarbakır Amed Newroz 2010 (3) – YÜKSEKOVA HABER
Hochgeladen von turgtsri. – Nachrichtenvideos aus der ganzen Welt.

3 Tote bei Angriffen auf Newrozfeiern in Rakka (Syrien)

Mit dem Tod des erschossenen 15-jährigen Mädchens ist bei dem von staatlicher Seite „geplanten“ Angriffen auf die die Newroz-Feiern heute morgen in der syrischen Stadt Rakka die Zahl der Toten auf 3 gestiegen. Die friedlichen Newrozfeiern in Kurdistan insbesondere in Nord- und Südkurdistan wurden vom syrischen Regime gewalttätig durchbrochen. Die Namen der Toten sind noch unbekannt. 50 Personen wurden durch die Angriffe verletzt. Die Verletzten wurden ins Krankenhaus von Rakka gebracht. In der Stadt habe die Polizei und das Militär den Ausnahmezustand ausgerufen.

Augenzeugen berichten, dass das Militär und Polizei mit dem Ziel zu töten die Angriffe durchgeführt haben. Ein Mitglied des Newroz-Vorbereitungskomitees sagte, dass die Angriffe im Vorwege geplant gewesen seien. Dem Verantwortlichen seien von Seite des Rakka Krankenhauses, in das die Verletzten gebracht wurden, gesagt worden „Einen Tag zuvor kamen die Verantwortlichen und wollten, dass wir Betten freimachen sollen für zahlreiche Verwundete, die es morgen geben kann.“

Zahlreiche Menschen wurden festgenommen und im Anschluss an die Angriffe auf die Newrozfeiern kam es bei einigen Kurdinnen und Kurden zu Hausdurchsuchungen.

Faşist sömürgeci Suriye devleti Newroz da katliam provası

Suriye devlet güçlerinin 2 kişinin ölümü 50’den fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıyı önceden planladığı ortaya çıktı.

Roj Tv’ye konuşan Rakka Newroz Tertif Komitesinden bir yetkili, Suriye emniyet yetkililerinin bugün yapılan saldırıyı önceden planladığını belirtti.

Yetkili, saldırılarda yaralananların kaldırıldığı Rakka devlet hastanesi doktorlarının, “Yetkililer bir gün önce gelerek, yarın çok sayıda yaralının hastaneye getirilebilineceğini söyleyerek yer ayırmamızı istedi” bilgisini verdiğini söyledi.

Saldırıda yaşamını yitiren biri 15 yaşında kız çocuğu 2 kişinin cenazelerinin devlet güçlerinin elinde olduğunu belirten tertip komitesi yetkilisi, yaşamını yitirenlerin isimlerinin hala tespit edilemediğini söyledi.

4 YARALININ DURUMU AĞIR

Yaralananlardan en az 4’ünün durumunun ağır olduğunu öğrenilirken, yaralıların çoğunun kendi imkanlarıyla evlerde tedavi gördükleri bildirildi.

Rakka’da öğle saatlerine doğru Newroz kutlama meydanında toplanan kitleye polis ve askerler ateş açması sonucu 2 kişi hayatını kaybederken 50’den fazla kişi de yaralandı.

Yerel kaynaklar, asker ve polislerin öldürme amacıyla saldırıyı gerçekleştirdiklerini, saldırının bir katliam provası olduğunu söyledi.

Onlarca kişinin gözaltına alındığı kentte Newroz kutlamalarındaki saldırı sonrası Kürtlere ait birçok eve baskın yapıldı. Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahalleler asker ve polisler tarafından abluka altına alındığı kentte gerginliğin devam ettiği bildirildi.

Quelle : ANF

NOT : Ölü sayısı 3 yükseldi

TR Besatzer raus aus Kurdistan / Türk sömürgecileri Kürdistandan defolun !

http://img706.imageshack.us/img706/2789/raus.jpg

Resmi büyük görmek için resmin üzerini tiklayin.

Bizce 2010 Newrozunda en dikkat çekici görüntü Wan dan geldi. Pankart duygularımıza, çığlıklarımıza ve isyanımızın sembolüb, sesi oldu.

İki pankart dikkat çekiyordu. İlkinde “ İşgalci T.C. Kürdistandan defol “

ikincisinde ise “ Taş atan çocuklar serbest bırakılsın “

Wan 2010 Newrozunda asılan bu pankartı çosku ile karşılıyoruz.

İŞGALCİ GÜÇLER KÜRDİSTANDAN DEFOLUN !

ÇOCUKLARIMIZA ÖZGÜRLÜK !

NEWROZ / Düsseldorf- Germany

Kürdistanlılar çoşku içinde Newrozu kutladı.

Düsseldorfta Polis görüntüleri :

http://img31.imageshack.us/img31/4998/20032010219.jpg

http://img411.imageshack.us/img411/3097/20032010220.jpg
Alman polisi atlarla Kürt çocuklarini korkutular

http://img291.imageshack.us/img291/8550/20032010221.jpg
Aynasızlar her yerde. Mide bulandiriyor

http://img2.imageshack.us/img2/9928/20032010222h.jpg
Bir grup beyinsiz polis

http://img201.imageshack.us/img201/1002/20032010223.jpg
Sivil polisler kürt gençlerine yöneldi.

CEJNA NEWROZ PIROZ BE

CEJNA NEWROZ PIROZ BE

http://samuelestragon.files.wordpress.com/2009/10/feuer.jpg

Türkei droht 100.000 Armeniern mit Deportation

Der türkische Ministerpräsident ist kein Freund leiser Worte. Statt in einem BBC-Interview über die Anerkennung des Genozids an den Armeniern zu sprechen, droht Erdogan 100.000 von ihnen, sie aus der Türkei auszuweisen. Diese Ankündigung löste heftige Reaktionen aus, auch wegen der englischen Übersetzung

Ein Interview des türkischen Ministerpräsidenten Recep Tayyip Erdogan mit dem britischen Sender BBC hat für erhebliches Aufsehen gesorgt, international und daheim in der Türkei: Der Regierungschef drohte 100.000 nicht-türkische Armenier auszuweisen, die sich nach Angaben des türkischen Innenministeriums in der Türkei aufhalten.

Im Interview ging es um die Anerkennung des Genozids an den Armeniern durch das Osmanische Reich 1915. Die Türkei und eine Reihe von namhaften Historikern streiten ab, dass die Ereignisse als „Genozid“ einzustufen sind, aber die meisten Historiker betrachten die Massaker an der armenischen Zivilbevölkerung als klaren Völkermord.

Vor kurzem hatte das schwedische Parlament in einer Resolution den Genozid als Tatbestand anerkannt, und ein Ausschuss des US-Kongresses ebenso.

Zu seiner Meinung befragt, wich Erdogan dem Inhalt des Themas aus und drohte stattdessen mit der Ausweisung aller Armenier aus der Türkei, die keine türkischen Staatsbürger sind. „Gegenwärtig leben 170.000 Armenier in unserem Land“, sagte er. „Nur 70.000 sind türkische Staatsbürger, aber wir tolerieren die übrigen 100.000. Wenn nötig, kann es passieren, dass ich diesen 100.000 sagen muss, das sie in ihr Land zurückgehen sollen, weil sie nicht meine Staatsbürger sind. Ich muss sie nicht in meinem Land behalten.“

Erdogan ist kein Freund leiser Worte, und wenn er sich zu einem heiklen internationalen Thema äußert, dann zuckt man in diplomatischen Kreisen vorahnungsvoll zusammen. Selten aber trat er in soviel Porzellan. Da ist zum einen die Wortwahl des englischen Interviews: Ausweisung heißt „Deportation“, und das stand dann in den Schlagzeilen. Es erinnert an den Genozid selbst: Die Armenier wurden 1915 deportiert, und starben dabei an Hunger und Krankheiten. Unglücklicher kann keine Wortwahl sein.

Dann der Stil, in dem Erdogan mit dem majestätischen Besitzerstolz eines Sultans spricht: „Es sind nicht meine Staatsbürger“, also muss er sie nicht in „seinem“ Land behalten.

In den Leserreaktionen und Internetforen der Türkei waren es „seine“ Bürger, die Erdogan auf den gröbsten Unsinn seiner Bemerkung hinwiesen: Sollte die Türkei diesen Fehler begehen, dann wäre das nur der Präzedenzfall, auf den ganz Europa warte, um die Türken in europäischen Ländern auszuweisen, hieß es in einer ganzen Anzahl der zuletzt 337 Leserkommentare auf der Webseite der Zeitung „Hürriyet“.

Man dürfe „Böses nicht mit Bösem vergelten“, sagte Leser „Conguluuzzz II“. Andere Kommentatoren forderten türkische Arbeitgeber auf, alle illegalen Armenier zu feuern – denn es ist eine Tatsache, dass die meisten Armenier in der Türkei, die keine türkischen Staatsbürger sind, illegal arbeiten. Im Jahr 2005 hatte der damalige Außenminister Abdullah Gül (der heutige Staatspräsident) die Zahl der Armenier, die „länger bleiben, als ihr Visum erlaubt“ auf 80.000 geschätzt.

Eigentlich hatten die Zeichen in der Armenierfrage zuletzt auf Entspannung gestanden. Mit Armenien selbst hatte die Türkei zwei Protokolle unterzeichnet, die einen Weg zur Normalisierung der Beziehungen vorzeichneten, aber bislang geht es ein wenig wie mit der EU-Beitrittskandidatur: Zuerst eine feierliche Unterschrift, und dann nur noch Probleme. Ankara machte die Ratifizierung und Umsetzung der Protokolle nachträglich von einem armenischen Rückzug aus der Region Nagorno-Karabach abhängig.

Die Region ist mehrheitlich von Armeniern bevölkert, gehört aber technisch zu Aserbaidschan. Nach einem Krieg der beiden Länder besetzten armenische Truppen die umstrittene Enklave. Neuerdings droht Aserbaidschan wieder mit Krieg. Und Armenien hat angedeutet, aus den Protokollen mit Ankara eventuell wieder aussteigen zu wollen.

http://img638.imageshack.us/img638/7393/25597584.jpg
Zwischen 1915 und 1917 erhoben sich die Armenier gegen die türkischen Besatzer. Bis zu 1,5 Millionen Menschen kamen ums Leben. Dieses Bild zeigt, wie Armenier in Konstantinopel auf einem öffentlichen Platz gehängt werden.

http://img297.imageshack.us/img297/584/87987572.jpg

http://img19.imageshack.us/img19/2510/70834904.jpg

http://img705.imageshack.us/img705/6517/32183524.jpg

http://img156.imageshack.us/img156/2324/92280589.jpg

http://img534.imageshack.us/img534/6255/92542320.jpg

http://img705.imageshack.us/img705/654/18185235.jpg

Quelle : WELT

Erdoğan: 100 bin Ermeni göçmeni sınırdışı edebiliriz

Londra‘da BBC Türkçe‘ye mülakat veren Başbakan Erdoğan, Ermeni tasarısı nedeniyle yaşanan krizin Ermenistan‘a zarar vereceğini savunarak, gerekirse Türkiye‘de yaşayan 100 bin Ermeni vatandaşını sınırdışı edebileceklerini açıkladı.

İngiltere‘yi ziyaret eden Erdoğan, Londra‘da, BBC Türkçe‘ye özel bir mülakat verdi ve Hüseyin Alkan‘ın Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin yanı sıra, Kıbrıs, Avrupa Birliği ve Orta Doğu‘ya ilişkin sorularını yanıtladı.

BBC Türkçe: Kıbrıslı Rumlara limanların açılması konusunda önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği‘nden taleplerin, baskının artmasını bekliyor musunuz? Türk tarafı öncelikle ambargoların kaldırılması gerektiğini söylüyor. Avrupa Birliği de, Rumlar da bunu kabul etmiyor. Sizce bu çıkmaz nasıl aşılacak?

Recep Tayyip Erdoğan: Doğrusu, bu nasılı düşünmek sadece bizim görevimiz değil. Bunu düşünmek her iki tarafın görevi… Limanların açılması ile ilgili olarak; eğer her iki taraf limanları karşılıklı olarak açarsa biz buna hazırız. Biz tabii bir defa Avrupa Birliği ile aramızdaki ahde vefa sürecini işletmesini istiyoruz. Ta bu Bürgenstock‘ta başlayan bir süreçtir ve bu ahde vefayı Avrupa Birliği hala yerine getirmemiştir ve bu yerine getirilmediği sürece buradaki sıkıntılar devam ediyor, devam edecektir.

BBC Türkçe: Ama bu Türkiye ile yeni başlıkların açılmasını engelleyecek- sekiz başlık şu anda askıya alınmış durumda.

Erdoğan: Şu anda 8 değil, bunların içinde biliyorsunuz 5 tane Fransa tarafından engellenen, 12 tane AB tarafından engellenen, bunun dışında da yanılmıyorsam, altı tane de Güney Kıbrıs tarafından engellenen fasıllar var. Şimdi bunların bir revizyona uğramak suretiyle düzeltilmesi lazım. Bunun önünün açılması lazım.

BBC Türkçe: Nasıl açılacak bunun önü?

Erdoğan: Bu tabii şu anda Avrupa Birliği‘nin üye ülkelerinin tümünün görevi, yani 27 ülkenin ortaklaşa vereceği bir karar. Bunu kendilerinin halletmesi lazım. Onun için dönem başkanlarıyla bu konuları ayrı ayrı görüşüyoruz. Kendilerini hatta İspanya dönem başkanı değerli dostum Sayın Zapatero‘yla da bunu konuştuk. Dedik yani, bu revizyonun gündeme gelmesi lazım. Çünkü şu anda üzerinde konuşabileceğimiz dört fasıl var. Bu dört fasıl üzerinde şu anda çalışıyoruz.

Öyle zannediyorum ki bu dönem, İspanya dönemi önemli bir işaret fişeği olacak. Öyle görüyorum ve bu beklentimiz var. Ve son Şubat‘ta İspanya‘ya yaptığım ziyarette de bunu Sayın Başbakan‘la ayrıca görüştük. Bundan sonra eğer Avrupa Birliği ‚Biz bu konuyu kenara koyalım‘ diyorsa, bu ‚Türkiye‘yi bir kenara koyalım‘ anlamına gelir… Ve Kıbrıs da bunlar için adeta kendi içlerinde bir siyasi ur haline gelir.

‚Ermenileri sınırdışı edebiliriz‘

BBC Türkçe: Ermeni tasarısı nedeniyle Türk dış politikasının sıkıştığı eleştirisine katılıyor musunuz? Türkiye komşularıyla sıfır sorun politikası izliyor. Ama Ermeni tasarısını kabul eden ülkelerin sayısının önümüzdeki dönemde artması bekleniyor. Yakında İngiltere‘de gündeme gelecek, Almanya‘da benzer hazırlıkların olduğu söyleniyor. Türkiye komşularıyla sıfır sorun politikası izleyen ama dünyanın geri kalanıyla kavgalı bir ülke tablosuna mı geliyor?

Erdoğan: Biz tabii sıfır sorun politikamızı kararlı bir şekilde sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama biz elimizi uzatırken karşımızdaki elini yumruk haline getiriyorsa bizim yapacak bir şeyimiz olmaz. Ama biz her zaman elimizi barış için uzatacağız, sevgi için uzatacağız, yeter ki karşımızdaki eller yumruk haline gelmesin.

BBC Türkçe: Türk dış politikası sıkıştı mı sizce Ermeni tasarısı konusunda?

Erdoğan: Şu anda böyle bir şey problem söz konusu değil. Ermenistan‘la ilgili gelişmelerde de sıkıntı bizim değil, sorun bizim değil, aslında Ermenistan‘ındır… Ve şu anda Ermenistan‘ın çok önemli bir kararı vermesi lazım. O da diasporanın ipoteğinden Ermenistan‘ın kurtulması lazım. Eğer Ermenistan‘ı seven ülkeler varsa, başta Amerika, Fransa, Rusya olmak üzere, bir defa Ermenistan‘ı bu diasporanın ipoteğinden kurtarmaları gerekir.

BBC Türkçe: Peki Ermeni tasarısının başka ülkelerin parlamentosunda kabul edilmesi konusunda ne diyorsunuz?

Erdoğan: Bunların hiçbirisi bizi ilgilendirmez. Bunların hiç birisinin Ermenistan-Türkiye arasında bir yeri yok. Bunlar kendi kendilerine rol çalıyorlar.

Bu ülkelerin Ermenistan ile ne alakası var, bunlara kim bu görevi verdi? Nereden çıkarıyorlar bu görevi? Burada eğer taraf ülke varsa bu Türkiye-Ermenistan‘dır – eğer taraf ülke varsa… Bunlar almış oldukları bu kararla şov yapıyorlar… Ve Ermenistan halkına da zarar veriyorlar… Bir şey eğer olacaksa da çıkmaza giriyor…

Bakın benim ülkemde 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine ‚Hadi siz de memleketinize‘ diyeceğim; bunu yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar… Ülkemde de tutmak zorunda değilim. Yani şu anda bizim bu samimi yaklaşımlarımızı bunlar bu tavırlarıyla ne yazık ki olumsuz istikamette etkiliyorlar, bunların farkında değiller.

BBC Türkçe: Ermeni tasarısı nedeniyle ABD ile yaşanan gerginlik, Türkiye‘nin Orta Doğu’da oynamak istediği rolü gölgeleyebilir mi?

Erdoğan: Biz elimizden geleni yaparız. Yani her şeyi sonuna kadar götürmek, neticelendirmek, rol çalmak – bizim böyle bir görevimiz yok. Biz iyi niyetle bir şeyler yapmanın gayreti içerisindeyiz… Bölgede, ikili, tüm bunlarda biz acaba dünya barışına nasıl katkıda bulunabiliriz? Hep bunun gayreti içerisindeyiz.

Ermenistan ile olan ilişkilerde de bugüne kadar hep bu yaklaşım içinde olduk, bu anlayış içerisinde olduk, ama bazıları herhalde bizi anlamak istemiyorlar. E bu da bizi üzüyor tabii..
‚Türkiye‘de 100 bin Ermeni vatandaşı var‘

BBC Türkçe: Bu durumda Türkiye‘nin Orta Doğu‘da daha geniş bir rol oynama isteği zarar görebilir mi?

Erdoğan: Bu bizim isteğimizdir, burada illa olsun diye de bir gayretimiz yok. Şu anda bizim örneğin Irak ile yaptığımız anlaşmalar var; 48 anlaşma yapmışız. Suriye ile 51 anlaşma yapmışız. Suriye bizimle bu anlaşmaları yaparken, ülkesindeki Ermenilerden dolayı ben bu anlaşmayı yapmıyorum dememiştir. Niye? Bize inanmıştır, biz de Suriye‘ye inanmışızdır…

BBC Türkçe: Arabuluculuk anlamında mı söylüyorsunuz yani olmazsa…

Erdoğan: Arabuluculuk noktasında zaten Suriye‘nin bize karşı olan yaklaşımı çok farklı… Yani şurada bir şeyi çok açık net ortaya koymamız lazım. Özellikle İran-Irak-Suriye bu bölgede, tabii Ermenilerin de yerleştiğini bilmemiz lazım. Yoğun şekilde mesela İran‘da Ermeni var… Aynı şekilde Suriye‘de Ermeniler var. Ama bizim bu ülkelerle bu görüşmelerimizi hiç bir zaman engellememiştir… Bizim ülkemizde 100 bin kadar vatandaşımız olmayan Ermeni’nin bizde yaşamasına çalışmasına müsaade ediyorsak, bu da bizim bir yaklaşım tarzımızdır… Ne denli barışa yönelik bir yaklaşım tarzı içerisinde olduğumuzu göstermesi bakımından önemlidir ama bunun karşılığını da bizim görmemiz lazım….

Eğer biz bunun karşılığını göremezsek herhalde biz de başımızın çaresine bakacağız.

BBC Türkçe: Biraz önce o kişilerin sınırdışı edilmesi…

Erdoğan: Gerekirse….

BBC Türkçe: …Sınırdışı ederiz diyorsunuz…

Erdoğan: Ama tabii dünden bugüne değil…

* Bu mülakatı 17 Mart Çarşamba günü TSİ 16.30′da NTV‘de yayınlanan Dünya Gündemi TV programında izleyebilirsiniz.

Quelle: BBC

Türkiye : Ermenileri Kovariz

Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan , İngilterenin başkenti Londra da yaptığı basın açıklamasında tehdit savurdu. Ermenistan ve Ermeni Diasporasinin Türkiye alehine çalışmalarını durdurmaması halinde 100.000 Ermeni vatandaşının, Türk topraklarindan sınır dışı edileceğini söyledi.

100.000 Ermeni vatandaşının illegal şekilde yaşadığını belirten Türk başbakanı, tehdit savurdu. Türkiye yeni bir soykırım mı planlıyor, yorumuna neden oldu.

Bilindiği üzere ,Amerika Birleşik devletleri ve son olarakta İsveç devletinin Ermeni soykırımını tanımasından sonra , İngilterenin de gündeminde olan soykırım Türk devletini harekete geçirmişti. Danimarka da soykırımı tartışacak devletler arasında .




kostenloser Counter
Poker Blog