Kürtler Brüksel’de büyük eyleme hazırlanıyor

Avrupa’daki Kürtler, baskıları protesto etmek için Belçika’nın başkenti Brüksel’de büyük bir gösteriye hazırlanıyor. CDK, Avrupa devletlerini Kürtlere karşı suç işlemekten vazgeçmeye, Kürtleri ve dostlarını da 3 Nisan’da Brüksel’de protesto gösterisine çağırdı.

Avrupa’da Kürtlere yönelik yapılan baskıları protesto etmek için Kürtler Brüksel’e gitmeye hazırlanıyor. Fransa ve İtalya’da yapılan operasyonlar ardından Brüksel’de de Roj TV ve Kürt siyasetçileri polis baskınlarının hedefi olmuş, aralarında Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal’ın da olduğu çok sayıda kişi tutuklanmıştı. Belçika’da tutuklu olan 7 kişi dün serbest bırakılmıştı.

Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), baskıları protesto etmek için 3 Nisan’da Brüksel’de büyük eyleme çağırdı.

Baskıları sert bir dille kınayan CDK, “Avrupa devletlerine bir kez daha Kürtlere karşu suç işlemekten vazgeçmeye çağırıyoruz” diyerek şunları ifade etti: “Hareketimizi denetimine almak ve eğer almıyorsa tasfiye etmek için yoğun çaba içinde olan, bu konuda değişik konseptler oluşturan uluslararsı güçler, son yıllarda Türkiye’de yürütülen politikanın aynısını kendileri tarafından yürütülmektedir. Önce Almanya, daha sonra Fransa, ardından İtalya ve şimdi de Belçika devletleri tarafından yürülüğe koyduğu bu boyun eğdirici ve tasfiyeci politikayı hayata geçirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.”

KUŞAT, SINIRLA, EZ

CDK açıklamasında şunlar belirtildi: “Belçika devletinin 4 Mart 2010 tarihinde tüm Kürt kurumlarına ve siyasetçilerine karşı geliştirdiği operasyon tamamen bu amaçlı olduğunu artık gelinen aşamada netlik kazanmıştır. Türkiye’de Kürtlere ve hareketimize karşı yapılan uygulamanın bir parçası olan, Kürt siyasetçilerine boyun eğdirme ve teslim alma çabasının Avrupa’daki versiyonu olan Belçika’daki operasyon hala bir biçimde devam etmektedir.

Tamamen ABD, AB, Türkiye ve Ortadoğu’da bazı devlet ve güçlerin uzun süreden beri hazırladıkları “önce kuşat, sonra faaliyetlerini sınırla, ardından da ez” konseptinin tamamen bir paraçası olduğunu artık bilinen ve açığa çıkan bir durumdur.”

ELLERİNİ KÜRTLERİN BOĞAZINDAN ÇEKSİNLER

Uluslar arası güçlerden Kürtlerin boğazından ellerini çekmesini isteyen CDK, “Uluslararası bu güçlerin, gelinen aşamada kanlı ellerini Kürtlerin boğazından çekmelerini ısrarla istediğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz. Almaya ve Fransa’ya İtalya ve Belçika yetkililerine çağrıda bulunuyoruz: Kürt halkını kültürel, sosyal ve siyasal olarak katletmek için her türlü kirli yollara baş vuran Türkiye’ye destek sunmaktan vaz geçin; halkımıza karşı gerçekleştirilen vahşi politikalara destek sunmayın; Kürt çocuklarını hunharca öldüren, Kürt kadınlarına her türlü hakareti yapan, Kürt siyasetçi ve belediye başkanlarnı haksız yerde tutuklayan Türk devletinin kirli ve kanlı politikasına alet olmayın diyoruz!” diye belirtti.

TÜRKİYE’YE DESTEK VERMEK AYNI KONUMA DÜŞMEKTİR

CDK, Türkiye’ye destek vermenin aynı konuma düşmek anlamına geldiğini belirtirken, 4 Mart’ta Brüksel’de yapılan operasyonları “büyük bir hakaret ve saygısızlık” olarak değerlendirdi. CDK, şunları kaydetti: “4 Mart’ta yapılan operasyon Kürt halkı tarafından asla kabul edilmeyecek kadar hakarete uğramıştır. Kürtler KNK ve Roj Tv’nin basılmasını hazm etmemiş, Saygın Kürt siyasetçilerden Sayın Remzi Kartal, Zübeyir Aydar, Abdulselam Salih ve diğer Kürt siyasetçilerine görülen reva Kürt ulusu ve dostları büyük bir hakaret ve saygısızlık olarak görmüştür.

Kürt halkının seçilmiş siyasetçiler 4 Mart’ta büyük bir hakarete uğramışlardır, Kürt kurumları hem basılarak kriminalize edilmişlerdir, hem de bir anlamda talan edilmişlerdir. Kürt halkı için ölüm ve kalım meselesi olan Roj Tv’nin tüm eşyaları kırılıp dökülmüş, geri kalanlara da el konulmuştur. Tarihin hiç bir döneminde bir televizyona, bu denli hukuk dışı ve hukuk dışı olduğu kadar da bu denli keyfi ve ahlaksızca bir saldırı yapıldığı görülmemiştir.

Tatihin en geri, en saldırgan, en inkarcı ve kendini şiddetle beleyen bir devlet konumunda olan Türk devletine destek vermek, aynı konuma düşmek demektir. Ne yazık ki bu süreçte ve özellikle de 4 Mart 2010 tarihinde ABD ve Türkiye’nin piyonu ve tetikçisi konumuna düşen Belçika devleti, tarihe Kürtlere karşı suç işleyen ve onurunu zedeleyen saldırgan bir devlet olarak geçmiştir. Herkes şunu çok iyi biliyor ki, Türk devletinin Kürtlere karşı işlediği suçlar büyüktür ve biriki açıklamayla, bir iki yasa değişikliği ile bu suçlar ortadan kaldırılması düşünülemez.”

“Yıllardır kan üzerinde, irin ile Kürt halkının ölüleri üzerinde kendini yaşatan bir devlet konumuna gelmiştir” diyen CDK, “Boğazına kadar kana bulaşmış bir devlete destek vermek, onun istemleri doğrultusunda operasyon geliştirmek, onunla aynı kulvarda kulaç atmak, aynı siyaseti paylaşmak ve giderek onun tetikçisi durumuna gelmektir. Belçika devleti ve tüm Avrupa devletleri, bu suça bulaşmaktan ve Kürtelre karşı hata yapmaktan vazgeçmelidirler” ifadelerini kullandı.

3 NİSAN’DA BÜYÜK EYLEM

CDK açıklamasında şu çağrılarda bulundu: “Başta Belçika devletine ve diğer tüm Avrupa ülkelerine çağrımız, Kürtlerden özür dileme ve bir an önce bu hatalarından vaz geçmedir. Kürt halkı onurunu zedeleyen ve siyasetçilerinin saygınlığına gölge düşüren, kurumlarını krminalize etmeye dönük olan bu operasyonları şiddetle reddetmiş, kınayıp protesto etmişti. Bu konuda demokratik haklarını sonuna kadar kullanadığı gibi bundan sonra da kullanacaktır. Onurunu ve özgürlüğünü her şeyin üstünde tutan Kürt halkı bu haksızlığı kabul etmeyecek, kendi haklarını korumak için her türden demokratik eylem ve etkinliklerde bulunacaktır.

Bu temelde Kürt halkı 3 Nisan 2010 tarihinde Bürüksel’de buluşarak, görkemli bir protesto eylemini Kürtlere ve dostlarına karşı oluşturulan uluslararası kuşatmayı kırmak,

Türk devletinin imha konseptini boşa çıkartmak,

Avrupada’ki Kürt kurumlarına yönelik baskı ve saldırıları kınamak,

Kürt hareketinin özgür iradesine karşı geliştirilen siyasi soykırıma ‘DUR’ demek,

Kürtlerin özgür sesi Roj Tv üzerindeki baskıları protesto etmek,

Belçika devletinin Kürtlere karşı geliştirilen siyasi soykırıma ortak olmasına ‘hayır’ demekı için tüm Kürtleri Brüksel’de yapılacak büyük yürüyüşe katılmaya çağırıyoruz.”

ANF





kostenloser Counter
Poker Blog