Bu nasil bir kafa yapısı ve neye hizmet eder

http://img651.imageshack.us/img651/981/42081960.jpg

Kimin eli kimin cebinde bu beli değil ve ANF den ilginç bir haberi aktarıyoruz.
Okurken kanımız buz kesti.
Bizlere “ Bu nasil bir kafa yapisi “ dedirti. Bu tür mantik ve davranışların Kürdistan`a hic bir şey kazandırmayacaktır.

PKK, içinde bulunduğu durumu bir kez daha kontrol etmek zorundadır. Kürdistanin bağımsızlıgı önümüzde duruyor ve her türlü işbirlikçilik ihanettir. Kim kimi kullanırsa kullansın, çöpe atılması gereken bir mantıktır. Kürdistanın özgürlüğü ile ilgisi yoktur.

Kürdistan Anarşist Grup
REŞ

ANF HABERİ

Asıl Öcalan MİT‘i kullandı

PKK lideri Abdullah Öcalan’ı yargılayan mahkemede görev yapan emekli DGM savcısı Talat Şalk, “MİT Apo’yu kullanmış olabilir. Ancak MİT’in Öcalan’ı ajan olarak kullanmasıyla, PKK’yi kurdurmuş olması farklı şeylerdir. Öcalan, sonrasında müstakil olarak örgütü kurmuş ve bu örgüt Türkiye Cumhuriyeti’ni uzun yıllar uğraştırmış ve uğraştırmaktadır” diye konuştu.

‘‘Apo’nun yargılanmasının bilinmeyenleri’ konulu panelde konuşan Şalk, Öcalan’ın MİT tarafından kullanılmış olabileceğini iddia etti. Şalk‘ın bu iddiasında yeni bir şey yok. Ancak basın PKK konusunda ileri sürülen görüşleri hiçbir araştırma yapmadan tek taraflı olarak yayınladı.

Oysa Öcalan yıllardır bu konuda kapsamlı açıklamalar ve değerlendirmeler yapıyor. Öcalan MİT‘le ilgili kapsamlı açıklamaları 90′lı yılların hemen başına rastlıyor.

PKK‘YE SIZMALAR

Aslında PKK’nin geçmişi incelendiğinde hemen hemen bütün gerilla hareketlerinin tarihinde görülen ajan sızmalarının veya yönlendirmelerin PKK’de de yaşandığını görmek mümkün. Öcalan’ın 80’li yıllar ile birlikte birçok sefer dillendirdiği PKK içine ajan sızdırma faaliyetlerinin Necati Kaya (Pilot) ile başladığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle PKK içine ajan sızdırma faaliyetlerinin PKK’nin daha grup aşamasındayken, yani 1978’den önce başladığı ifade edilmektedir.

Öcalan, PKK’nin içine sadece bir devletle sınırlı değil, Avrupa’dan, bölge ülkelerinden, KDP’den, Talabani’den sızma olduğunu belirtir. Örgüt içinde dörtlü çeteden bahseder. Hogir (Cemil Işık), Kör Cemal (Halil Kaya), Şahin Baliç ve Şemdin Sakık’ın örgüt içinde çeteciliği geliştirdiğini; bunların bir kısmının KDP etkisinde, bir kısmının da devletle ilişkili olduğunu söyler. Tümü için doğrudan devletle ilişkili ya da devlet sızdırması değerlendirmesi yapmasa da, yönlendirilerek PKK’ye karşı savaşan kontrgerillanın ve Ergenekon’un parçası haline geldiğini belirtir.

Talk Şalk’ın iddialarının aksine Öcalan MİT’i kullandığını dile birçok dile getirdi. Öcalan’ın 1992 ve 1996 yıllarında bu konuda yaptığı açıklamalar Kürt basınında genişçe işlendi. İşte Öcalan‘ın o açıklamaları.

‚PİLOT BİZE PARA VERİYORDU‘

‚‘Abdurrahman Polat diye biri vardı. Ağrılıydı. Pilot’u (Necati Kaya) getirip bizimle tanıştırdı. Sonradan anlaşılacak ki bu iki ilişki sanırım MİT’in hatta kontrgerillanın bizi marke etme ilişkisidir.

Pilot denilen kişi ‘ev tutalım, gazete çıkarabilirsin, buzdolabı, apartman katı benden’ diyordu. Gazetenin çıkarılması için ev satıp o zamanın parasıyla iki yüz binini vereceğini söylüyordu. Biz de kabul ediyor gözüküyorduk. Durumunu zamanında değerlendirdik. Sözümona öyle bağlılık gösterisi yapıyor ki, ‘sen söyle ben üçüncü kattan atlarım vb’ diyordu. Bir gün kan ter içinde geldi, bir subayı nasıl feci bir şekilde dövdüğünü, o subayın ses bile çıkaramadığını anlattı. Bununla ne kadar etkili ve ne kadar hakim olduğunu hissettirmeye çalışıyordu. Yani bir anlamda bu güçle bizi teslim almaya çalışıyordu.

‘Yanımdan uzaklaş’ deseydim, kovsaydım bu bir hata olurdu. Oysa biz uzaklaştırmadık, kovmadık, ama ondan da beterin beterini başına getirdik. 1976’nın sonunda evinde toplantı yaptık. Bu olur mu, diyenler var. Evet olur! Diğer tedbirimiz ise tek bir yazılı belgemizin olmamasıydı. En kötü ihtimalle ele geçsek bile, bu durumda sizi sadece toplantı nedeniyle yargılayabilirler. Örgütün adı yok, programı yok, bir broşür de yok! Yakalasalar uğraştırıp bir iki ay sonra bırakacaklar. İşte bu tedbirliliktir.

‚ONDAN YEMEK YEMEYEN ARKADAŞ YOKTUR‘

Bu Pilot şunu sık sık diyordu: ‘Abi eylem planı hazır, paralar şuradan şuraya gidiyor.’ Ki o dönemin yapılması gereken ilk mutemet soygunuydu. ‘Yeter ki sen emir ver’ diyordu. Çok tuhaftır gözüm tutmadı. Paraya çok ihtiyacımız vardı. ‘Aileden’ dedi, ‘Aldığım para var’, tarlayı filan satmışlar ‘Pilotluktan kazandığım para var.’ Onların hepsini harcattık. Ondan yemek yemeyen arkadaş yoktur.

Düşünün, devletin parasıyla, onlara karşı PKK hareketi… Adamların parasıyla, adamların elemanlarıyla yaptığım politikaya bakın. Filmlere konu olabilecek bir şey değil mi?’’

‚KONTROL EDİLEBİLİR İNTİBASI‘

Kesire Yıldırım ve Pilot Necati arasındaki ilişkinin varlığına da dikkat çeken Öcalan devamla şunları söylüyor:

‚‘Kesire Yıldırım 1937 Dersim isyanı döneminde devlet ile işbirliğine girmiş bir ailenin kızı. 1970’li yıllarda CHP içinde etkili görevler alan babası Ali Yıldırım, CHP yönetimleriyle de yakın ilişki içinde olan biridir. Hatta Ecevit ile ilişkisi olabileceğinden de söz edilmektedir. Kesire’nin muhtemelen yurtseverleşebileceğine inanıyordum. Ama bir ihtimal kendi sınıfının, işbirlikçi sınıfın temsilcisi olabileceği ihtimalini de düşünüyordum. Ve büyük ihtimalle devlet de bu ilişki gerçekliğini biliyor. Çünkü o zaman bu aile içinde bazıları emniyete gidiyor ve Pilot da benim konumumu 1977’de, hatta 1976’da biliyordu ve bu aileye gidip geliyordu. Sanıyorum düşman, bu aileye dayalı ‚kontrol edilebilir diye tahmin ediyor'‘ diyen Öcalan, MİT’in grup hakkındaki ‘kontrol dışı örgüt’ şüphesinin bu yolla dağıtıldığını, aile yoluyla ‚kontrol edilebilir intibası‘ uyandırıldığını dile getiriyor.

Öcalan yapmak istediğinde de başarılı oluyor. Pilot Necati ve Kesire Yıldırım sayesinde devlete yanlış bilgi akışı sağlanıyor. Bu sayede devletin istihbarat örgütleri PKK’yi ve Öcalan’ı ’70’li yılların coşkusuna kapılmış sıradan bir gençlik grubu ve rahatlıkla ezilebilir bir örgüt’ olarak görüyor.

BİRAND‘A KONUŞAN MİT ELEMANI

Nitekim gazeteci Mehmet Ali Birand’ın ‘Apo ve PKK’ adlı kitabında yer verdiği bir MİT elemanının bir hayli ilginç sözleri var: “MİT için Apo Kürt milliyetçisi veya Kürtçü bir akımın lideri değildi. O dönemin (1970–1979) MİT raporlarına baktığınız zaman görürsünüz, Apo dosyalara uzun süre sol faaliyetleri nedeniyle girmişti. Aşırı solcu bir Kürt olarak nitelendirilirdi. Fazla da önemsenmezdi. Zaten Kürt hareketleri 1970’lerde Kürtçülükten çok sol faaliyetler çerçevesinde ele alınırdı. İzlenirler, ne yaptıkları bilinir; ancak genelde solun içinde bulunduklarından dolayı, bu yönleri ön plana çıkarılırdı.” MİT mensubunun Birand‘a söyledikleri aslında Öcalan’ın kendisini çok iyi kamufle ettiğini ortaya koyuyor.

‚PİLOT‘UN İLİŞKİSİ 1979′DA ÖRGÜTLE KESİLDİ‘

Cemil Bayık ise Pilot Necati’nin örgüt ile ilişkisinin 1979 yılında Öcalan’ın ve hemen peşi sıra bir grup PKK militanının yurtdışına çıkmasından önce önemli oranda kesildiğini ve daha sonra da tümden koptuğunu söylüyor.

ANF NEWS AGENCY





kostenloser Counter
Poker Blog