HRANT DINK

Türk Sömürgecilerin gazetesinden

Taraf Gazetesi :

Yüz yıl önce avdık Kafes’le yem olduk

http://img685.imageshack.us/img685/987/arantdink.jpg

Hrant Dink, ölümünün üçüncü yıldönümünde Şişli’deki Agos Gazetesi önünde sevenlerince anıldı. Oğlu Arat Dink, törende Kafes’i hatırlattı: Yüz yıl önce bu topraklarda avdık. Kafes Planı sayesinde yem olduk… »

Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin üçüncü yıldönümünde öldürüldüğü yerde anıldı. Kar yağışı ve soğuk havaya rağmen Agos‘un önüne toplanan binlerce kişi “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz” ve “Hrant’ın katili Ergenekon devleti” sloganları attı. Cinayet saati olan 15.00’de, Dink’in kendi sesinden, Sabiha Gökçen’in 1915 soykırımında öksüz-yetim kalmış bir Ermeni kızı olduğu haberi ve sonrasında Genelkurmay’ın Dink’e yönelik uyarısı ile İstanbul Valiliği’ne nasıl çağrılıp haddinin bildirildiği ve o günden sonra kendisine yönelik lincin nasıl başladığına yönelik kendi ses kaydı dinletildi. Bu sırada binlerce kişi saygı duruşunda bulundu.

Burası acayip bir ülke
Anma töreninde konuşan Hrant Dink’in oğlu Arat Dink, “Mahkeme salonlarında bizimle dalga geçildi. Açıkçası ben bu ülkenin adaletine güvenmiyorum” dedi. Dink şunları söyledi: “Bu ülke acayip bir ülke. İnsan babasının ölümüne bile üzülemiyor. Daha dün 12 yaşındaki çocuğun üzerinden 13 tane devlet kurşunu çıktı. Onu görünce, insan kendi acısını unutuyor. Bu ülke çok acayip bir ülke. Üç yıl önce burada babamın acısıyla öfke ve keder içindeyken, siz bu duygulara bir de şaşkınlığı eklediniz. Yüzbinler olup buraya geldiniz. Babamın öldürüldüğü gün öfke doluydum, ama sizin varlığınız sayesinde ümidim oldu.

Bizimle dalga geçilmedi mi
Üç yılda adalet adına ne oldu? O üç yıla hesabı sorulcak 3 yıl daha eklendi. O üç çocuk mahkemede bizimle dalga geçerken yalnızlar mıydı? Son bir yıldaki gazete haberlerine baktım. Çoğu, o üç gencin bizimle alay etmeleriyle ilgili. Peki sadece onlar mı alay ediyorlar? Tek tek örnek vermeli miyim? Babam, öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. ‘Valilikte haddim bildirilmeye çalışıldı’ diye. İki istihbaratçı da vardı orada. Mahkemeye avukatlarımız ‘Valiliğe o iki istihbaratçının adını sorun’ dedi. Mahkeme ‘O kişiler kim?’ diye soru sordu, Valilik 1.5 sayfa masal anlattı. Devletin bu şehirdeki en üst makamı, masal anlattı, dalga geçti. Avukatlarımız, ‘Bu sorduğumuz sorunun cevabı değil, istihbaraçıların adını isteyin’ dedi. Mahkeme, ‘Yeni cevaba gerek yok, yeterli’ dedi. Mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi?

Hiddetim, öfkem ve acım…
‘Kafes Planı’ diye bir plan ortaya çıktı, ‘Hrant Dink operasyonu’ diyor. Medya yazdı mı? Gayrımüslimlerin üzerine korku salmaktan bahsediyor.
Babamın Yargıtay kararını anlatmak için dilinde tüy bitti. ‘Kışkırtılacak kadar Ermeni kalmadı’ demişti.

100 yıl önce bu ülkenin yüzde yirmisiydik, bugün binde biri değiliz. 100 yıl önce avdık, şimdi

yem olduk. Bu konuşmayı yaparak yanlış bir şey de yaptığımı biliyorum. Hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle sakın bazı arkadaşlarımız cam çerçeve indirmesin. Onlara ‘yuh olsun’ derim. Ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. Agos’un içinde güvenlik camları var, onları da kırmak istiyorum. Babamın büstü var içeride, onu oda kırmak istiyorum. Ben büstleri değil, insanları seviyorum. Üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup, güçlü olmak olmamız lazım. Vakur duruşu koruyabilmek lazım.”

Agos önündeki anma töreninin ardından binlerce kişi olaysız bir şekilde dağıldı.

http://www.taraf.com.tr/haber/46617.htm

Radikal Gazetesi

Dink‘in oğlu: Büstü değil, insanı seviyorum
Hrant Dink, ölümünün üçüncü yılında dostları tarafından anıldı. Anma töreninde konuşan Dink‘in oğlu Arat Dink, “Bu dünyanın camlarını kırmak istiyorum. Babamın büstünü de kırmak istiyorum. Çünkü büstleri değil, insanları seviyorum” dedi.

Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink öldürülmesinin üçüncü yılında, binlerce kişi bir araya gelerek ‘Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz’ dedi.
Dink‘le ilgili ilk eylem, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyesi bir grup tarafından düzenlendi. Galatasaray‘dan Taksim‘e kadar yürüyen grup, yüzüne Hrant Dink maskelerini takıp „Katil devlet hesap verecek“, „Faşizme inat hepimiz Ermeniyiz“ „Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz“ diye sloganlar attı. Daha sonra Dink’e yazdıkları özür mektubunu okudu. Mektupta, „Kanlı tarihimiz adına senden ve Ermeni halkından özür diliyoruz. Halkının adalet ve onur savaşçısıydın. Gerçekleri savunan, gazeteci ve aydındın. Ölümünle ilgili planlar göz göre göre yapıldı. Seni 301 ile yargılayanlar, mahkeme kapılarında sana kin kusanlar suç ortaklarıdır. Seni arkadan vuranlar, Anadolu halklarının kardeşleşmesinden korkuyorlardı“ denildi.
Daha sonra grup, saat 14.30′da törenin yapıldığı Halaskargazi Caddesi‘ndeki Agos gazetesi binasının önüne yürüdü. Gazetenin önü saatler öncesinden dolmaya başlamıştı.
Gazetenin camından Dink’in fotoğrafının bulunduğu dev pankart asıldı. Soğuk havaya ve kar yağışına rağmen yaklaşık 3 bin kişi Dink’in vurulduğu yerin önünde toplandı. „Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz“ yazılı dövizler taşıyan ‘Hrant’ın arkadaşları’, „Katil devlet hesap verecek“, „Faşizme inat, kardeşimsin Hrant“, „Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz“’ diye slogan attı. Dink’in öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı, mumlar dikildi. Sarı gelen türküsü hep bir ağızdan söylendi.

‚Güvercin kasapları‘

Dink’in arkadaşları adına yönetmen Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya açıklamayı okumak için gazetenin camına çıktı. Önder, “Bu zalimler sofrasında yere düşen Dink değil, izzetimiz, namusumuz ve şerefimizdir. Madem katilleri tanıyoruz, gün katilleri teşhis etme günüdür. Aslında güvercin kasapları diyebiliriz onlara” dedi. Dink’in eşi Rakel Dink de “İnadına doğruluk ve sevgi yolunda yürüyeceğiz” dedi.

‚Avdık, yem olduk‘

Arat Dink de babasının öldürülmesinin ardından ilk kez bu törende konuştu. “Bu ülkenin adaletine güvenmiyorum” diyen Arat Dink, şöyle devam etti: “Bu ülkede insan babasına ağlayamıyor. Bu üç yılın sonunda neredeyiz? Üç yıl önce babama ağlarken, hayatımın en kötü gününde öfke içindeyken, siz şaşkınlığı eklediniz ona. Üç yıl sonra neredeyiz? Çünkü bu ülkenin adaletine güvenmiyorum. Üç yıl önce sizin sayenizde içime umut doğdu. Sizinle birlikte babamın üç yılının hesabını soracağımızı ümit ediyorum. Geçen yıl basında en fazla yer alan, mahkemede bu üç çocuğun ailemizle alay edişiydi. Üç yıl önce onlar babamı öldürürken yalnız mıydı? Babam öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. Dedi ki; ‘Bu ülkenin valiliğine çağrıldım, haddim bildirilmeye çalışıldı ve yanında iki istihbaratçıyla.’ Mahkeme valiliğe sordu; ‘Bu iki kişi kimdir?’ Valilik bir buçuk sayfa masal anlattı. Mahkemeyle dalga geçmedi mi? Biz şahitlik ettik, kendisi yazıyordu, bizi tehdit ediyorlar, tehdit ettiler’ diye. Çünkü devlet kırıp dökenleri yönetiyor ama sizi yönetemiyor. Korkuyor, korktu. Kafes Planı diye bir plan çıktı ortaya. Orada ‘Hrant Dink operasyonu’ diyor. Bütün ülke biliyor bunu, bütün medya yazdı mı bunu? Babamın dilinde tüy bitti bir Yargıtay kararını anlatmaktan. 1915’te soykırımla ilgili bir kitabın yayınında, Yargıtay ‚Sakıncalıdır‘ diye bir karar aldı. ‘Kışkırtılacak sayıda Ermeni kalmadı’ diye. Biz bu ülkede yüzde 20′ydik, bugün binde bir bile değiliz. Yüz yıl önce avdık şimdi yem olmuşuz, yem.”
Yaklaşık iki saat süren anma töreninin ardından kalabalık sloganlar atarak dağıldı. Osmanbey’deki Ergenekon Caddesi yazan tabelanın üzerine de ‘Hrant Dink Caddesi’ yazılı tabela konuldu.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=975534&Date=20.01.2010&CategoryID=77





kostenloser Counter
Poker Blog