Cinsel faşizm – Hasan Bildirici

Akşam Gazetesi yazarı Serdar Turgut’un, Kürt ses sanatçısı Rojin’i dağa kaldırıp seks kölesi yapmak isteyen yazısı, Türk devletinin başka bir yüzü olan cinsel faşizminden kopuk ele alınamaz.. Faşizmi en iyi tarif eden Bulgar devrimcisi Dimitrov’dur… Dimitrov, faşizmi tekelci sermayenin kanlı diktatörlüğü olarak tarif ederken muhtemelen Türk faşizminden haberi yoktu. Kınamıyorum; o, Alman ve İtalyan faşizmine uygun tarifler yapmıştı. Eğer şimdiye kadar söylenmemiş veya yazılmamışsa, “cinsel faşizm” türünü, faşizm tahlillerine biz ekleyip geçelim.

Türkiye’de üçlü faşizm yaşanır… Siyasal faşizmin ne olduğunu biliyorsunuz: Tek dil, tek, sınıf, tek bayrak, tek inanç… Bunun adı Türk devlet faşizmidir.

Türk devletinin ikinci olarak, sosyal faşizmi vardır. Gerçi 12 Eylül öncesi Türk solcuları birbirlerini “sosyal faşist”likle suçlarlardı. Fakat “sosyal faşizm” Türk devlet faşizmi altındaki sosyal tabakaların yaşam biçimini tarif etmeye daha uygun düşüyor… Türk milliyetçileriyle aynı sokakta oturan Kürt, Alevi, Solcu, Ermeni veya Yahudilerin Sosyal hayattaki günlük korkularını düşünsenize… Bu, sosyal faşizmdir..

Fakat bana göre Türkiye’de sosyal ve siyasal faşizmin karakterini, cinsel faşizm belirliyor… Türkiye’de ağır bir cinsel faşizm vardır. Zaten cinsel iktidarsızlıkla siyasal iktidar arasındaki ilişki doğrudandır. Cinsel iktidarsızlık bir suç değildir; fakat cinsel iktidarsızlığın acısını siyasal iktidar olarak toplumdan çıkarmak suçtur… Yaşlıların iktidara ve paraya daha sıkı asılmaları, gittikçe kaybolan cinsel iktidarın yerine başka bir şey oturtma isteğinden kaynaklanır… İktidar olma hırsı insan cinsinde öldürücü bir zaaftır…

Bana yazan faşistler genellikle anama, bacıma, eşime, çocuğuma küfür ederler.. Kimisi de anamın mezarını şey ediyor… “Anasının mezarına koyduğum!” küfrünü, Almanca, Fransızca veya İngilizceye çevirebilir misiniz? Çevirmeye kalkarsanız ortaya nasıl bir kelime çıkar? Cinsel faşizm budur. Ama bu çok yaygın bir tarzdır ve aynı zamanda bir devlet geleneğidir.

Yüz yıldır Anadolu’da, Alevilerin, ana, bacı demeden birbirleriyle yatıp kalktıkları, bu faşist devlet biçimi altında, sunni kesim tarafından söylenmedi mi? Aşağılık bu iftira, bu yalan, milyonlarca insanın kafasına sokulmadı mı? Bundan daha büyük bir cinsel faşizm olabilir mi? Komünistler ve sosyalistler için de aynı iftiralar atıldı.

12 Eylül Askeri darbesinden hemen sonra tutuklanmıştım. Sorgumun yapıldığı Antep Birinci Şube’de iki de bayan tutuklu vardı. Hücrelerde yer olmadığı için, solculara ve PKK’lilere ekmek vermekten dolayı gözaltına alına bu iki Kürt kızı, basılan evlerden toplanıp getirilen kitap ve yayınların konduğu iki dolap arasında tutuluyordu… Yirmidört saatte bir gelen tuvalet sırasında bu kızlar, işkenceci polislerin tacizi altında tuvalete gidip gelirlerdi. Onların, gözleri bağlı bir şekilde yürürken kendilerine sarkıntılık yapan polislerden sakınmak için girdikleri şekilleri hiç unutamam… Yere çökerlerdi, bacaklarını sıkarlardı veya saçlarını başlarını yolarlardı…

Ve onlara el atmak, memelerini çekiştirmek, bacak aralarına copla tacizde bulunmak serbesti.. Gecenin herhangi bir vaktinde, nöbet devralmaya gelen polislerin uğradıkları ilk yer iki dolap arasındaki kızların yanıydı. O Kürt kızlarının ağlamalarını ve inlemelerini hiç unutmadım… Bu bir cinsel faşizmdir ve devletin bütün sorgu merkezlerinde sistemli bir şekilde uygulanmıştır ve uygulanmaktadır…

Erkek olmak, cinsel faşizmden kurtulmak anlamına gelmemektedir. Siyasal faşizm kadar cinsel faşizmden de nasibini fazlasıyla almış insanlarız bizler… Yakalandıktan iki yıl sonrasına kadar kasıklarım, yediğim elektrik şokundan dolayı simsiyahtı… Çoğumuz, yıllarca, aşırı sıkılmaktan ve elektrik verilmekten morarmış cinsel organlar ve hayalar taşıdık… Bunun adı normal faşizm değil, cinsel faşizmdir…

İşkence sırasında çözülüp kişiliksizleştirilmiş örgüt üyelerinden tecavüzcü kişiler çıkarmak da bu devletin işidir. İşkence altında yara bere içinde bırakılmış direnen kişiyle, çözülüp kişiliksizleştirilmiş şahısları soyundurup utanç içinde birbirine yaslayan faşizm, cinsel faşizmden başka bir şey değildir. Alman, Bulgar, İtalyan yazarlar veya siyasetçiler cinsel faşizmi ayrı bir konu olarak ele almamışlarsa, bu tür bir faşizmden haberdar olmadıkları içindir.

Türk devletinin faşizmi cinsellikten başlıyor… Rojin’i dağa kaldırıp seks kölesi yapmak isteğini yazan Serdar Turgut, Türk devletinin yetiştirdiği bir cinsel faşisttir. Askeri, polisi, MİT’i, JİTEM’i ve bürokrasisiyle Türk devleti cinsel faşist bir devlettir…

Serdar Turgut, çok eleştiri alınca şaka yaptığını yazmış… Adi herife bakın! Her santiminde Kürt kanı bulunan dağları seks mekanı, Türk devletinin cinsel faşizmi altında inleyen Kürt kadınını da seks kölesi yapmanın ciddi bir siyasal ve cinsel faşistlik içerdiğini çözemeyeceğimizi sanıyordu.

Hasan Bildirici





kostenloser Counter
Poker Blog